TÜRK AÇILIMI

            Çok güzel şeyler yazmak isterdik.Ama olmuyor.Ülke ve devletimizin içinden geçtiği süreç bizleri tedirgin ediyor.Sebepsiz değil bu tedirginlik ve çığ gibi büyüyor.

Sorun ne mi?

Terör

Kürt sorunu ,kürt açılımı falan diyorlar ama bakmayın değil.Hiç kimsenin Kürtlerle bir sorunu yok ki.Olmadı da,olamaz da bu memlekette.

Kusura bakmasınlar bu ülke de ırkçı nın bile o kadar aptal olanı yok.Diğerlerine ölüm desin,onun bile bir şerefi var.Bu dedikleri ancak Almanya da (Naziler),Amerika da (Klux Klan) veya İtalya da (Mussolini) olabilir. Ama Türkiye de olamaz.

Adeta Osmanlı nın son dönemi tekerrür etmekte…Avrupa içişlerimize karışmakta, etnik, yerel, mezhepsel, dinsel ,siyasal ne kadar farklılık varsa bıçak gibi keskinleştirilmekte. Bir yandan bazı gruplar kışkırtılmakta iken ve diğer taraftan Türk Milletinin içine  terör korkusu kazınmaya çalışılmakta…

 ‘’Analar ağlamasın’’ sloganı ile damardan girilmektedir.NE SAÇMA BİR DÜŞÜNCE TERÖRİSTİN ANASI NEDEN AĞLAMASIN?ONUN ANASI AĞLAMAZSA BENİM POLİSİMİN ,ASKERİMİN ANASI AĞLAR.DEVLETE KURŞUN SIKIYORSA OLMASI GEREKEN ANASININ AĞLAMASIDIR.Durduk yere ağlamıyor ya anası.

Sanki bu güne kadar el attıkları tüm meseleleri çözmüşler gibi bu meseleyi de güya çözmek adına uğraşıyor gözüken ,fakat terörü ve teröristi verilen tavizlerle daha da yüreklendirmekte olan bir iktidar ile yönetilmekteyiz.

Kıbrıs Meselesi ,Ermeni Meselesi ,kendi meseleleri olan başörtü,Ege kıta sahanlığı meselesi gibi el attıkları hangi Milli veya manevi meselede Türkiye nin lehine bir çözüm ortaya koyabildiler ki bu meselede umudumuz olsun.

Şehitlerine kelle  ,Apo’ya sayın diyen bir zihniyetin bu meseleyi çözebileceğini ummak ipe un sermektir.

Her uyandığımız günün gündemi bir önceki günden tamamen farklı olmakta ve bu bilinçli yapılmaktadır.Bir mesele hakkında enine boyuna düşünülüp tartışılmasına ve sağlıklı karar verilebilecek bir kamuoyu oluşmasına dahi fırsat verilmeden suni meseleler üretilmekte ,böylece çok iş yapıyor gözükülüp insanlarımız kandırılmaktadır.

Düşmanın amacı bellidir ve bu hüsnü kuruntu değildir.Türkiye bölünecektir.Ama bunu terör yoluyla mı, dinsel-mezhepsel yada siyasal ayrılıklar yoluyla mı yapacaklar o belli değildir.Bütün yollar denenerek Türkiye zayıflatıldıktan sonra zaten süreç kendini tamamlayacaktır.Bölünme olduktan sonra bunun mitoz mu, mayoz mu olduğunun, kimin ne yolla yaptığının ne önemi var ki?

Kürtçe TV kanalı açtılar,Kürtçe yer adlarını telaffuz ettiler,Mecliste dahi Kürtçe konuşturdular,Dağdaki köpeklerin eşlerini milletvekili yaptılar,Kürtçe dil kursları açtırdılar, Terör partisine randevu verdiler,oturdular konuştular,açılım-saçılım dediler,kem-küm ,gak-guk dediler .

Sonuç;İmralı daki cani olmadan asla diyorlar...

O zaman bizde diyoruz ki:Atatürk olmadan asla…

Tavizin en büyüğü Apo’yu asmamak değil midir?Peki sonuçta ne elde ettiniz?Koca bir hiç.

Osmanlı nın son döneminde de bir köye muhtarlık edemeyecek aydın denilen bir takım adamlar çıkmış ve koca devleti sürükledikleri uçurumdan habersiz şekilde ,devlete ve padişaha muhalefete başlamışlardı.Bu dönemde Osmanlı hasta adamdı,Jöntürkler ise uzman tabip(?)

Bu tabipler hasta adam için reçeteler yazmaya ,çeşitli tedavi usulleri önermeye başladılar.Bu usuller ise hep taviz ve bünyeden fedakarlık gerektiren yöntemlerdi.Örneğin kangren olan uzuvlar kesilip atılmalıydı.Aynı bu gün iktidarın çözemediği meselelerde ver kurtul mantığı gibi…

Ayrıca hasta adama çeşitli ilaçlarda öneriliyordu.En önemli ilaç ise Meşrutiyetti.Bu ilaç kullanılır, azınlıklara da devlet yönetiminde daha geniş haklar verilirse ayaklanmaları önlenir, ayrıca Avrupa nın içi işlerimize karışma sebebi ortadan kalkardı.Yani bu ilaç adeta sihirli bir formüldü ve sihirli iksirdi.Bu iksiri kullanan Avrupa devletlerinin gücünün sırrı da buydu.Osmanlı bu ilaçla iyileşip kalkınacak eski şaşaalı günlerine kavuşabilecekti.

Fakat Jöntürklerin atladıkları bir olay vardı.Avrupa devletlerinin bünyesine uyum sağlayan ve onlara olumlu etkileri bulunan meşrutiyet ilacı ,Osmanlı nın bünyesinde yan etki yapacaktı.İşleri daha da karıştıracak ve taviz tavizi doğuracak,bölünme ve parçalanma daha da hız kazanacak ,Osmanlı Meclis-i Mebusanı bizzat bölücü fikirlerin dillendirildiği  ve ayrılık  propagandasının yapıldığı bir platform haline gelecekti.Halbuki Osmanlı tavizin tavizi doğurduğu gerçeğini kapitülasyon meselesinde açıkça görmüştü.Fakat günümüz siyasileri gibi tarihten ders almayanların sonu ne yazık ki kötü olmaktadır.

Denenen İslamcılık,Osmanlıcılık siyasetleri başarılı olmamış ve Osmanlı nın yıkılışını önleyemeyen bu tecrübeler, imparatorluğa son döneminde dayanılacak tek unsur olarak Türkleri ve Türkçülük fikrini bırakmıştı.Böylece Cumhuriyet ve Osmanlı küllerinden Türkiye devleti kurulmuştu.

Ümmetçilik fikri elbet göze kulağa hoş gelen bir düşüncedir.İslam ve Peygamber ümmeti…Fakat pratikte asr-ı saadet hariç mümkün olmamış bu düşünce, ne yazık ki İslam aleminin en ufak meselelerde dahi ortak tavır sergileyemediği günümüzde de kolay beri mümkün olmayacaktır.(Bu İslam’ın değil Müslümanların bir eksikliğidir.)Yinede İslam kardeşliği düşüncesi, fikri yaşatılmalıdır.Ama ondan önce çok daha yakın bir hedef olan Türk birliğine yönelmek gerekmektedir.Bunun gerçekleştirilmesi de elbet çok zordur ama daha mümkün ve yakın bir olasılıktır.Türk birliği İslam birliğine gidişin bir aşaması olabilir bunu da böyle düşünmek gerekir.

O halde yapılması gereken Türklükten taviz vermek değil onu daha güçlü kılacak, onu benimsetecek politikalar üretmek,Türklüğün ırki bir tavır değil düşünsel ve kültürel bir yapıştırıcı ,ortak tavır sergileyici ve sergiletici bağ olduğunu anlatabilmektir.Bunun böyle olduğunu bilen ve ırki manada Türk olmayan fakat bunun önemli olmadığını anlayan, Türklük çatısının çökmesi halinde diğer unsurlarında bu enkazın ağırlığı altında heba olup gideceğini bilen ,bu nedenle Türklüğe ve Türk kültürüne canla başla hizmet edenlere selam olsun. Sırplar bugün bile hala (etnik olarak düpedüz Slav olan) Boşnaklar`a `Türk` diyebiliyorlar buda Türklüğün etnik bir anlayış olmadığını kanıtlar niteliktedir.

Türklük tarihinde ilk defa azınlığa kurban edilmeye çalışılmaktadır.

Türklüğü teröre kurban ederseniz ,ardından gelecek ve onu örnek alacak başka unusurları nasıl önleyeceksiniz?Çözüm taviz vermek değildir.Taviz vermek teröre teslim olmaktır.Sırf kan döküyorlar diye boyun eğmek  ne akılsızca bir iştir.Türklük ilk defa mı vatanı milleti için kanını döküyor sanki…Tarih boyunca Türk kanını her daim dökmese bu günlere ulaşabilir miydi?Bu kadar iç ve dış  düşmanın içerisinde Türkün kanını dökmemesi mümkün değildir zaten.Türk kanını dökmezse var olmayacaktır.Bu nedenle kan dursun demek temenni den başka bir şey değildir.Çünkü düşman durmayacaktır.Türk’ün akacak kanıda damarında durmayacaktır.

Çözeceğiz çözüyoruz diyorsunuzda karşınızda bir terör örgütü var .Bu terör örgütünün amacı demeokrasi mi ki,kardeşlik mi ki siz terörü demokratik yollardan çözeceğinizi sanıyorsunuz.Terör örgütünün amacı Türkiye yi zayıflatarak emperyalizme hizmet etmek ve Türkiye yi bölmek.Bu anlattıklarınız Andersen den Masallar gibi geliyor kulağa...Demokrasi ile çözeceğiz falan.Bunu çözmek için mücadele gerek.Ülke bölünmeden terör birmeyecek.

Sen devletin adını değiştirsen,kürtçe eğitim hakkı versen,Kürt Enstitüleri açsan,hatta Kürt milli takımı bile kursan sonuç değişmeyecek...Pkk saldırılarına devam edecek.

Çözümse taviz vermek değil bu aşikar gerçeği anlatabilmektir.En azından içimizdeki düşmanlığı bitirmek gerek.Huylu huyundan vaz geçmiyorsa gerekirse ezmek gerek.Terör kural tanımıyorsa kural tanımamak,düşmanın izlediği stratejiyi ona karşı kullanmak gerek.Bunun ne yazık ki başka çaresi yok.Terörist askerden,bölücü polisten jandarmadan daha haklı konumdaysa ,daha çok insan yerine konuyorsa burada iki kere düşünmek gerek.

Türklüğü kaldırıp yerine ne koyacaksınız?Din koysanız olmaz,Türkiyelilik koysanız dolmaz.Bayrak,sancak düştüğü zaman o orduyu ayakta tutmak mümkün değildir.Türklük 1055 de Tuğrul Bey’in Bağdad’a girişinden beri İslam aleminin bayrağıdır.Onu yayan kılıç ve koruyan kalkandır.Olmaya da devam edecektir.

Ona kin güdenlere,birlik ve beraberliğimize saldıranlara  Atsız nasıl sesleniyor şiirinde ‘’Kinimiz şiddetiyle gebereceksiniz’’

Vesselam

Tarkan Suçıkar

 

 


Bu habere benzer haberler:

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile