| TARİHLE YAŞAMAK |
|
-Osmanlı devletinin nufusu ne kadardır ?diye. Hazır cevaplığı ile tanınan paşa öyle bir rakam söylemiş ki ,normalinin iki üç katı. Diplomat bu cevabı çok abartılı bulduğunu ifade edince, paşa şöyle cevap vermiş: -Beyefendi bunda şaşılacak bir şey yok. Biz Türkler ölülerimizle beraber yaşarız. Burada Paşa imalı da olsa bir gerçeği ifade etmiştir. Onun ifade etmek istediği Türk milletinin geçmişine olan bağlılığı ve sevgisidir.Gerçektende milletimiz çoğunun farkında olmasak ta bu gün dili ,inancı ,kültürü ,gelenekleriyle geçmişinden binlerce yıl öncesinden o kadar çok şeyi 2000 li yıllara taşımıştır ki tek tek saymaya satırlarımız bu yazımızda yetmez. Fakat bir iki örnek verelim. Örneğin bu gün kullandığımız kan ağlamak deyim İslam öncesi Türklerde ki ölen insanın arkasından yapılan ‘’yuğ’’ törenlerinde yakınlarının gözlerinin altını bıçakla keserek ağlamaları sonucu kan ve göz yaşının karışmasından meydana gelmiş bulunan çok yaygın bir deyimdir. Yine ağaçlara çabut ,bez bağlayıp dilekte bulunmakta İslam öncesi Türklerden gelen bir alışkanlıktır. Evlenme , bayram ,kız isteme , ahlak , geleneklerimizde ise bu izler çok çok yoğundur. Bunlardan tamamen kopma imkanımızda yoktur. Bunlar bizi farklı kılan ,Türk yapan değerlerdir. Bunlar olmazsa Türklük olmaz. Buna geçmişle yada tarihle yaşamak ta diyebiliriz. Tabii ki olması gereken geçmişten kopmadan dengeli bir şekilde istikbale yürümektir. Fakat bizde her nedense bu işin ortası bulunamamış gibidir. Batılılaşma Hareketlerimize bakıldığında görülecektir ki bizim batılılaşmamız genelde şeklen gerçekleşmiştir. Taklitten öte batılılaştığımız çok fazla söylenemez. Batının ilmini ,teknolojisini ,eğitimini alacağımız yerde biz onların genelde kıyafetini ,kültürünü ,konuşmasını ,müziğini almış geri kalanını taklit etmişiz. Hatta batının dinini bile alalım ,batıdan damızlık erkek getirelim diyen alçak ,namussuz aydın denilen karanlık adamlar yetişmiştir bu memlekette…Bkz Abdullah Cevdet Sanırız Devşirme geleneği iliklerimize kadar işlemiş ki eskiden Hıristiyanları devşirip Müslüman-Türkleştirirken şimdi sporcuları ,sanatçıları devşiriyoruz. Ama şimdi sadece isimleri değişiyor ve cepleri doluyor. Bunun yanında batılılaşmanın karşıtı olanlarda ilginçtir. Onlarda genelde kendilerine geçmişten bir nokta hedef seçmişlerdir ki Osmanlı son döneminde bu Kanuni Kadim denilen Kanuni Sultan Süleyman dönemidir. Günümüzde de Atatürk dönemine bu şekilde abartılı bir özlem duyanlar vardır. Bunların çoğu o devirleri doğru dürüst tanımazlar bile… Her şeyiyle o dönemi örnek almak, bu gün o dönem kural ve yasalarını geçerli kılmak gerektiğine inanırlar. Aradan geçen zamanı ,değişen şartları ,dengeleri göz ardı ederler. Olması gerekense geçmiş değerlerimizi mümkün mertebe muhafaza ederek ,günümüze uyarlamak ve bize faydalı olan şeyleri de dışarıdan da olsa kültürümüze katmaktır.  Bkz ‘’İlim Çin de bile olsa gidip ,öğreniniz.’’ ‘’İlim müslümanın kaybettiği malıdır. Nerede bulursa orada alır.’’Hadis www.tarihimiz.net -Tarkan Suçıkar  |


