OSMANLI VE TÜRKLÜK

Osmanlı yı anlayamayacak kadar küçük beyinler,kendi deyimimle bir takım zer zevat  ,bu günlerde Osmanlı nın Türklüğünü inkar ettiğini ,hatta onu aşağı gördüğünü iddia ederek Türklüğe darbe cephesinde ,yeni bir akın daha başlatmaya çalışıyorlar.

Öncelikle şunu belirtelim Osmanlı devleti azınlıklarda dahil hiçbir unsurunu aşağılamamıştır ki…Osmanlı devlet yönetiminin amacı imparatorluğu oluşturan tüm unsurlardan yönetim,ekonomi ,askeri tüm anlamlarda azami seviyede yararlanmayı amaçlar.Devşirme sistemide bu anlayışın bir sonucudur.Kendini oluşturan unsurları üstelik asli unsur olan Türklüğü inkar ve hakir görmekle bir imparatorluğun ayakta kalması mümkün müdür?Türkler böyle bir devlet ve hanedan için nasıl o kadar savaşta en ön saflarda savaşıp can verdiler acaba?

Bu geniş meseleyi ancak farklı açılardan ele alarak açıklayabiliriz.Bu açılar Osmanlı yönetim anlayışı (Millet sistemi),Türk Milliyetçiliğinin tarihsel gelişimi-oluşumu ve Türk Tarih araştırmalarının başlaması ve gelişimi olmalıdır.

Önce Osmanlı yönetim istemini ele alalım.Osmanlı devlet yönetim sistemi sömürgeci olmayan bir imparatorluk sistemidir.Buna ‘’Teokratik Mutlakiyet’’te diyebiliriz. Zira Osmanlı padişahları kendilerini Allah’ın yer yüzündeki gölgesi sayarlar ve onların iktidarını İslam dini kuralları sınırlar.

Osmanlı Devleti aynı zamanda 3 kıtaya yayılmış, yaygın bir tabirler 72,5 milletin bir arada yaşadığı (buçuğu çingeneler) ,fakat asli unsurun Türkler(1) , resmi dilin Türkçe ve hakim kültürün Türk kültürü olduğu bir devlettir.İmparatorluk bu kadar büyük ve farklı unsurlardan oluşsada bu durum net şekilde böyledir ve kuruluştan yıkılışa kadar bu durum böyle devam etmiştir.

Fakat nasıl ki Osmanlı millet sisteminde (2) İslam dini esas olmasına rağmen diğer dinlere karşı bir zorlama ve baskı aracı olmuyorsa ,Türk’ün ve Türk kültürünün üstünlüğüde diğer azınlıklara karşı bir baskı ve eziyet aracı olmamaktadır.İslam dinide bunu emretmektedir.

Hatta az önce bahsettiğimiz imparatorluğun büyüklüğü,ulaşım ve iletişimin zorluğu,etnik çeşitlilik gibi nedenlerle diğer unsurlara da yerine ve durumuna göre merkeze kayıtsız şartsız bağlı olmak koşuluyla bazı ayrıcalıklar verilebiliyordu.Bu devrin koşullarına göre onları merkeze bağlı ,tahta ve hanedana saygılı ve sadık tutmanında gereği idi.Bir çok iş ve işleminde anında yapılması gerektiğinden ,merkeze haber verilip,emir beklenmesi halinde bir çok zararlara uğranılabileceğinden yerinden yönetim ve bazı yöneticilere ayrıcalıklar verilmesi gerekiyordu.

Ayrıca Osmanlı devlet yönetimi eski Türk devlet geleneğine göre örgütlenmişti ve devlet hükümdar ailesinin ortak malı sayılırdı.Buna rağmen devrin şartları gereği bunda dahi bazı değişikliklere ihtiyaç duyuluyordu.Kardeş Katli olayı böyle bir ihtiyacın sonucu olarak uygulamaya konulmuştu.

Osmanlı Devletinin bu şekilde bir yapı içerisinde Türklüğü ön plana çıkarması demek, bindiği dalı kesmek demektir ki toplum yönetme ustası (Toplum Mühendisliği manasında) Türk hükümdarlarının böyle bir şey düşünüp uygulamaya kalkışmaları mantıksızdı.

Günümüzde Osmanlı İmparatorluğu yoktur.Üstelik sınırlarımız otuzda bir küçülmüştür,ulaşım ve haberleşme olanakları çok gelişmiştir ve devletler artık her işlemi tek merkezden yapabilecek hale gelmiştir.Bu nedenle Osmanlı için bahsettiğimiz merkeze bağlı yerinden yönetim anlayışına gerek kalmamıştır.Osmanlı nın bu gün yaşadığını düşünürsek aynı yönetim anlayışının devam edeceğini düşünmek mümkün değildir.Elbette Osmanlı devletide yeni durumlara uyum sağlayacak , yönetim anlayışını değiştirecek bu gün kü hale Osmanlı Devleti adıyla dönüşecekti.Bize göre bu manada Türkiye Cumhuriyeti devleti zaten Osmanlı Devletinin yeni durumlara uyarlanmış şeklidir.Yeni durumlara milletimiz eski sistemiyle uyum sağlayamayacağına ve birlik kuramayacağına göre yeni devletimiz eskimiş ,yozlaşmış ve iş görmez hale gelmiş kurumlar ve anlayışından ancak yeni devlet kurarak sıyrılmıştır.

            Osmanlı dönemimde Türk Tarih araştırmacılığı henüz gelişmemiştir.Fakat aynı şekilde dünyada dahi modern tarih anlayışı 19. ve 20. yy da gelişmeye başlamıştır.Osmanlılar kendilerinden önceki Türk Tarihiyle çok fazla ilgilenmemişlerdir.Osmanlılar ,Tarihi İslam ve Osmanlı Tarihinden başlatmışlardır.Bundan öncesi ile ilgili zaten o devirde bilgi çok azdır.

Göktürk Yazıtlarının dahi bulunmasının oldukça yeni olduğu,eski Türk alfabesinin dahi oldukça yeni çözüldüğü ve hala Türk Tarihinin bilinmeyen ve araştırılmayan bir çok meselesi olduğu olduğunu görmekteyiz. Göktürk Yazıtları 1893`te Danimarkalı Türkolog Wilhelm Thomsen tarafından çözülmüştür. Bırakınız Orta Asya da ki Türklüğü , Anadolu daki Türk tarihi dahi yeterince araştırılmamış, bu anlamda ne kaynak sağlanmış, ne uzman yetiştirilmiştir.

            Henüz ne Orta Asya ne de Anadolu Türk Tarihinin yeterince açıklanamadığı dönemlerde Türklük bilincinin gelişimi oldukça yavaş olmuştur. Yeterli Türklük bilincinin günümüzde dahi oluşturulamadığını söyleyebiliriz.Bunu ise Osmanlı dan beklemek oldukça ona haksızlık olmaktadır.Zaten Osmanlı döneminde buna gerekte yoktur.Tarihin gelişmediği yerde Türklük bilincide çok fazla gelişmeyecektir.

            Türklük bilincinin gelişimi sürecine bakarsak ta oldukça ilginç bir tarihi gelişim görürüz.Türklük bilinci ,Osmanlı da son devirlerde yavaş yavaş Türk tarihi bilgilerinin artması ve imparatorluğun güçten düşmesine paralel olarak gelişme göstermiştir.Bu güçten düşme Osmanlıcılık ,İslamcılık (Ümmetçilik) gibi siyasetlerin açıkça iflasından sonra kurtarıcı olarak Türklüğe sarılınması ile gelişmiştir.

            Neticede Türklük milletimizi içine Nuh tufanına eş tehlikeden kurtarmıştır.Fakat şimdi içine binip kurtulduğumuz Türklük gemisine birileri su alması için delik açmaktadır.Bu da Türk tarihinin gördüğü büyük ihanetlerden birisidir.

            Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi Osmanlılar Türk Tarihini inkar değil belki bir anlamda ihmal etmiştir denebilir.Tarihçi değil  ama ‘’tahrifçi’’lere bu tespitimizi bir lahza düşünmelerini tavsiye diyoruz.

            Birde Türklüğü İslam’a aykırı bir şeymiş gibi göstermeye çalışanlar var.Bu nedenle Türklük fikrine düşman olanlar var.Bunlar Türk adını bile ağızlarına almayan ,aslını inkar eden ve İslam dinini doğru dürüst anlayamamış kimselerdir.

            Elbette biz Türkler ,diğer Müslümanlarla aynı peygamberin ümmetiyiz.Aynı dinin mümessilleriyiz.Ancak Türklük bunu inkar vesilesi değildir.

            Bizim tüm çabalarımıza rağmen Osmanlı nın son devrinde Arap,Arnavut gibi Müslüman bazı kardeş unsurlarımız bizlerle yollarını ayırıp ,emperyalizmin kucağına düştülerse bunda Türk’ün suçu yok.Türk kanının son damlasına kadar bu topraklardaki kardeşlerini gelebilecek tehlikelere karşı korudu.Fakat onlar kendi kaderlerini çizdiler.Şimdi her şeyi bir kenara bırakıp yeniden ümmetçilik hayalleri kuranlar bunun siyasi bir anlam olarak ütopya olduğunu bilmiyorlar mı?

            Dinen de zaten illaki tüm Müslümanlar bir bayrak altında ümmet oarak yaşıyacak diye bir kaide yoktur.Ümmetin farklı millet ve devletlerden oluşan unsurların isebirbirlerine saygılı olmaları,dayanışma birlik ve beraberlik göstermeleri gerekli ve yeterlidr.

            Bu manada Türklüğünün farkında olmak ,onu sevmek ,övünmek ve onu yüceltmek için çalışmak kendini üstün görmeye yol açmadığı sürece sakıncalı değildir.Peygamber hadislerinde asabiyete yer vermedikçe(üstünlük ) iddiası kavmini sevmenin meşru olduğunu vurgulamıştır.

Peygamber dahi kavmini sevmiştir.Araplarla ilgili bir çok hadisi vardır.

            Tarihte yüzlerce devlet kurmuş,3 kıtaya hükmetmiş,Haçlı Seferlerini durdurmuş,adalet ve hoşgörü timsali olan bir milletin çocukları olarak onları nasıl sevmez,nasıl övünmez ve örnek almayız?Bu milletimiz için bir motivasyon unsurudur,bizi çalışmaya teşvik edecek bir durumdur ve iyi bir şeydir.

            Sırf peygamber Arap olduğu için Türk kültürünü ,dilini ve mensubiyetini reddeden yada onu 2. plana itenler Arap ırkçılığı yapmaktadırlar.Bizim hayranlığımız Kur’an adır.Peygamberin kendisinedir.O peygamber Salman’a Farisi ,Bilal’e Habeşi unvanını vermiştir.Bir Türk’e isim verecek olsaydı elbette ona Türki diyecekti.Onun milletini, kültürünü ,dilini inkar etmeyecek ti ki…Bundan ala İslam dan örnek olur mu?

            Demek ki peygamber dahi mensubiyeti ve millet bilincini kabul edip saygı gösteriyor ve o kişileri milletinin adı ile çağırıyor.Bu ortadayken biz nasıl Türklüğümüzü inkar edelim.Peygamber kabul ederken reddedelim.

Bizim kendimizi tanımımız şudur:Hz.Muhammed(sav)’in ümmetinden Türk Milletinin bir ferdiyiz.Bunların ikiside birbirini tamamlayan unsurlardır.İslam Türk’e dost, Türk İslam ‘ a kurbandır. Tarih buna şahittir.

Netice olarak şunu söyleyebiliriz.Türklük bilinci,Türk Milliyetçiliği fikirleri İslam öncesinde de Türklerde çok sağlam şekilde mevcuttur.Bunun Fransız İhtilali sonrası oluştuğu şeklindeki yaygın kanaat yanlıştır.Türk Milliyetçiliği bir ihtilal le ortaya çıkmışsa bu Kürşad ihtilali dir.(639) Çiçi Kağan’ın öldürülmesidir.

            İslam la birlikte bu bilinç ,Türkler tarafından Nizam-ı Alem fikri içinde eritilmiştir.Osmanlı da da böyledir.Yine de bu bilincin izleri Osman Gaziden devlet yönetimine kadar her yerde farkedilebilir.Mesela Osmanlı kendini Oğuz Kağan nesli saymakta ve secereleri buna göre düzenlemektedir.Yeniçerilerin Türk ailelerin yanına verilmesine Türk’e vermek denmektedir.Bazı hanedan üyelerine tahta çıkmak nasip olmasa da Türkçe isimler de verilmiştir.Şehzade Korkut ,Oğuzhan,Ertuğrul gibi.Ancak İslam artık toplumları bir arada tutamayınca Osmanlı nın son döneminde kurtarıcı olarak Türklük tekrar ele alınmıştır.           

(1)Devşirme sistemi uygulanmasına rağmen ,bu durum devşirmeler tamamen Türkleşmiş olduklarından asli unsurun Türkler ve hakim kültürün Türk kültürü olması gerçeğini değiştirmez.

(2)Osmanlılar millet sisteminde azınlıkları dinlerine göre cemaatler şeklinde sınıflandırmışlar ve hepsini eşit tutmuşlardır.Bu manada Kürtler ve diğer Müslüman unsurlar Türklükten hiçbir zaman ayrı düşünülmemiştir.

 

Tarkan Suçıkar


Bu habere benzer haberler:

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile