İLM-İ NUCUM ,MÜNECCİMLİK VE MUVAKKİTLİK
            Genel anlamda Astrololji ,simya ,sihir gibi uğraşıların bilimi baltaladığı düşünülür.Ancak bu bilimler ilgilendikleri alanlar itibarı ile bazı bilimsel ilerlemelere,yeni buluşlara en baştada bilimsel merakı arttırmak sureti ile bilimin gelişmesine büyük katkılarda bulunmuşlardır.

Özellikle Astrolojik(Yıldız Falı) tahminler yapılırken güneş ,ay ve gezegenlerin yerleri ,doğuşu batışı ,hangi burçta oldukları ,zamanları,birbirlerine göre durumlarının saptanması gerekmektedir.Bu durum çeşitli hesap yöntemlerinin dolayısıyla matematiğin,astronomi denen uzay biliminin yaygınlaşmasına ve gelişmesine katkıda bulunmuştur.

 Müneccimbaşı ,Müneccim-i Sani ve Müneccimlerden oluşan Müneccim başılık ,sistemli ve teşkilatlı bir yapı olmak üzere İslam ve Türk İslam devletleri içinde ilk olarak Osmanlı Devleti ne özgü olarak ortaya çıkmıştır.Osmanlı Hanedanı Müneccimbaşıların verdikleri bilgilere ve gelecekle veya diğer hususlarla ilgili tılsımlı ,esrarlı bilgilere büyük önem verirlerdi.Bir olayın hayırlı olması ile ilgili eşref saatini bulmaya çalışırlardı.

Varlığı Osmanlılarda 15. yy. sonlarında kendini gösteren müessesenin ne zaman teşkil olduğu tam olarak bilinememektedir.

Müneccimbaşılığın oluşturulmasında devlet adamlarının takvim ve yıldızların dolaşmalarını ve yerlerini gösteren cetvel demek olan  zayiçe (zic)  olan ihtiyaçların karşılanması, müneccim ve muvakkit denilen görevlilerin idaresi rol oynamıştır.

İslam bilim dünyasında 19. yy.’a kadar astroloji ve astronomi tek ilim olarak kabul edilmiştir.Müneccim demek ile hem astronomlar hemde astrologlar kastedilmiştir.Bu ilimlerin hepsine İlm-i Nucum (Yıldız ilmi) denmiştir.Müneccimler yıldızların ve gezegenlerin hareketlerini inceleyerek gelecekle ilgili tahminlerde bulunmaya çalışmışlardır.

Bütün bu gözlemler ve cetveller Rasathanelerde yapılırdı.Bunlara göre hükümdarların işleriyle ilgili tahminler ve tavsiyelerde bulunulurdu.Müneccimlerin yaptığı ilk takvimlere 2.Murad zamanında rastlanır.(1421-1451)

Osmanlı padişahları bir olayın hayırlı olması ile ilgili eşref saatini bulmaya ,öğrenmeye çalışırlardı.Fatih Sultan Mehmed’in İstanbul’un Fethi için yapılacak son hucumun vaktini belirlemek üzere müneccimlere danıştığını biliyoruz.Saraya ise ilk müneccim 2. Bayezid zamanında alınmıştır.Son müneccimbaşı ise Hüseyin Hilmi Efendidir ki kurum 1924 yılına kadar varlığını devam ettirmiştir.Bu müessesenin görevlerini yapmak üzere Başmuvakkıtlık adında bir kurum kurulmuş başınada Ahmet Ziya Akbulut getirilmiştir.

Müneccimbaşına tüm rasathaneler ve muvakkıthaneler bağlıydı.Muvakkıthane ise genelde camilerin yanında inşa edilen ve özellikle namaz vakitlerinin belirlenmesi,dini bayram,Ramazan’ın başlangıcı,bitişi,kandil günleri gibi zamanı mühim olayların zamanını tespit etme çalışmalarının yapıldığı yerlerdir.Buralarda çalışanlara Muvakkit denirdi.Zamanı belirlemek için kullanılan saatlerin ayar ,bakım ve tamirlerindende sorumluydular.

Muvakkıtlar, Müneccimbaşının huzurunda yapılan bir imtihanla atanırdı ve iyi şekilde matematik bilgisi gerektirirdi.Muvakkithaneler zamanında küçük birer matematik okulu gibi çalışmışlardı.Daha sonra sat kulelerinin inşası ile bu kurum fonksiyon ve önemini yitirdi.

 

Tarkan Suçıkar

 

Yararlanılan Kaynaklar:Osmanlılarda Bilim ve Teknoloji-Pr.Dr Aykut Kazancıgil

Tarih Terimleri Sözlüğü

 


Bu habere benzer haberler:

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile