| İLK TÜRK DENİZCİSİ ÇAKA BEY |
|
İmparator Üçüncü N. Botaniates’in dikkatini çekerek saraya alındı. Burada çok büyük ilgi gördü ve serbestçe hareketlerde bulunmasına izin verildi.Anna Komnena'ya göre Çaka, sarayda Homeros'u okuyup anlayacak kadar Bizans dilini ve Bizans savaÅŸ meÂtotlarını öğrendi. Hatta Bizans tahtına göz diktiÄŸi belirtilen Çaka"nın denizciliÂÄŸe önem vermesinin sebebi İstanbul'u ele geçirme planlarına dayandırılmakÂtadır. Ancak onun İstanbul'Âdan nasıl ayrıldığı ve İzmir'i hangi tarihÂte aldığı kesin olarak bilinmemektedir. İzmir’de beylik kurarak sınırlarını geniÅŸletmek için mücadeleye baÅŸladı.
İki üç yıl içinde Urla, ÇeÅŸme, Sığacık ve Foça’yı zaptederek bu kesimdeki geniÅŸ sâhil boyunu sınırları içine aldı. Çaka Beyin hedefi Ege Denizinde hâkimiyeti saÄŸlamaktı. Bu sebepten İzmir ve Efes tersânelerinde, bir kısmı yalnız kürekli, diÄŸer kısmı yelken ve kürekle hareket eden 40 parçadan meydana gelen ilk Türk filosunu kurdu. Filo 1089’da Ege denizine açıldı. Çaka Beyin komutasındaki bu ilk Türk filosu 1090’da Bizans donanmasını Koyunadaları açıklarında maÄŸlub etti. Ege’deki hâkimiyeti tekrar ele geçirmek için Bizans İmparatoru yeni bir donanma hazırlattı. GönderdiÄŸi donanma, Çaka Bey ile karşılaÅŸmaya cesâret edemeyerek Sakız adasına sığındı. Çaka Bey adayı kuÅŸattı ise de fethe muvaffak olamadı. Çaka Bey bölgede hâkimiyet sahasını geniÅŸletmiÅŸ ve Bizans'ın ciddi rakibi olÂmuÅŸtu. Onun asıl hedefi Gelibolu yarıÂmadası ve Trakya idi. Bunun için de BalÂkanlar da Bizans'ı uÄŸraÅŸtıran Peçenek-ler'le yeniden temasa geçtiÄŸi gibi Bizans hizmetinde bulunan Anadolu Türkleri'ni de kendi ordusuna çağırdı. Bu arada muhtemelen 1090 yılında Sakız'ı geri alÂmış, Bizans'ın Sicilya ile mücadele halinÂde olmasından faydalanarak Sisam ve Rodos'u topraklarına katmıştı. Öte yanÂdan Peçenekler'le yaptığı İttifaka İznik hâkimi Ebü'l-Kâsim da katılmıştı. BöyÂlece sıkışıp kalan İstanbul 1090-1091 kışında büyük sıkıntı çekti. Bu tehlikeÂli durum karşısında İmparator Aleksios Kommenos Kumanlar'la anlaÅŸtı. Kumanlar Peçeneklere hiç ummadıkları bir anda saldırdılar.1091 Levunion Savaşı ile Peçenekler darmadağın oldular.Çaka Bey ise bir görüşe göre bilinmeyen bir sebepten dolayı BiÂzans'a karşı giriÅŸilecek ortak mücadeÂleye katılmaktan vazgeçti.DiÄŸer bir düşünceye göreyse plan Kuman saldırısı ile baÅŸarısız oldu. Büyük bir tehlikeyi böylece önleyen Bizans imÂparatoru, adaları kurtarmak üzere faaliÂyete geçti. Peçenekler'in akıbetine raÄŸÂmen Çaka Bey'in cesareti kırılmadı, AnÂna Komnena'ya göre kendisini imparaÂtor (basileios) dahi ilân etti. Kısa zamanÂda donanmasını güçlendirdi, hedefi İsÂtanbul üzerine bir sefer yapmaktı. HatÂta Anadolu Selçuklu Sultanı Kılıcarslan'a kızını vererek akrabalık kurdu ve duÂrumunu daha da kuvvetlendirmeye çaÂlıştı. 1092 de Midilli ve Sakız adaları tekrar Bizans’ın eline geçti. 1095 senesinde Çaka Bey, Çanakkale ve Trakya’nın zaptı ve sonra da İstanbul’u fethederek Peygamber efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) müjdesine nâil olabilmek için, donanmasının başında harekete geçti. Midilli, Sakız, Sisam ve Rodos'ta tekrar hâkimiyet kurdu. FeÂtihlerini Çanakkale BoÄŸazı istikametine doÄŸru geniÅŸletti. Edremit ile Bizans'ın gümrük kapısı olan Abydos'u aldı. HeÂdefi muhtemelen Trakya'yı geçip İstanÂbul'a ulaÅŸmaktı, ayrıca donanmaya da hareket emri vermiÅŸti. Onun bu faaliyetÂleri hem damadı 1. Kılıçarslan hem de İmÂparator Aleksios'u tedirgin etmiÅŸti. I. KıÂlıcarslan, Çaka Bey'in ülkesini kendi yaÂyılma sahası olarak görüyordu. Bu duruÂmun farkında olan imparator, Çaka Bey ile 1. Kılıçarslan'ı birbirine düşürmek üzeÂre faaliyete geçti. I. Kılıçarslan'a yazdığı bir mektupta Bizans'tan ziyade kendiÂsinin tehlike içinde bulunduÄŸunu bildiÂriyordu. Bu çabaları sonucu iki Türk hüÂkümdarı aradaki akrabalığa raÄŸmen birÂbirine düşman oldu. I. Kılıçarslan orduÂsuyla Çaka'ya karşı harekete geçerken bir Bizans donanması da denize açılmışÂtı. Abydos'ta bulunan Çaka Bey niyetini öğrenmek için damadının yanına gitmeÂye karar verdi. Görüşme teklifini kabul eden Kılıcarslan onu tertip ettiÄŸi bir ziÂyafet sırasında öldürttü. Çaka'nın bizÂzat damadı Kılıçarslan tarafından öldürüldüğünü kaydeden Anna Komnena onun öldürülme tarihini 1097 olarak vermekteyse de bunun yanÂlış olduÄŸu anlaşılmaktadır. Zira Kılıçarslan'ın Çaka problemini halletmeden ve Bizans'la barış yapmadan 1096'da MaÂlatya'yı muhasaraya gitmesi imkansız görülmekte, ayrıca 1097'de Haçlılar'ın İznik'i aldıkları ve Kılıçarslan'ın Anadolu içlerine çekildiÄŸi bilinmektedir. Buna göÂre Çaka Bey'in ölüm yada öldürülüş tarihi 1095 olÂmalıdır.
Bundan başka Çaka Bey’in Anadolu Selçuklu Devletinin hükümdarı ve damadı Kılıç Arslan’la buluşarak beraberce boğazın en çetin kalesi olan Abidos’u kuşattıkları ,kalenin kolaylıkla alındığı ama Çaka Bey’in  aldığı yaraların tesirinden kurtulamayarak vefat ettiğide rivayet edilmektedir. Bizans kaynaklarında Çaka Beyin Kılıç Arslan tarafından öldürüldüğü yazılı ise de, sonraki olaylarda isminin geçmesi bu görüşün doğru olmadığını ortaya koymaktadır. Çaka Beyin ölümü İslâm mücahidlerini büyük bir üzüntüye boğdu. Bizanslılar da ziyadesiyle sevindi. Ömrü İslamiyeti yaymak için uğraşmakla geçen Çaka Bey, hayatta bulunduğu müddetçe, Bizans’ın korkulu rüyası olmuştu. Ölümü ile beyliği de tarihe karıştı. Çaka Bey’in ilk donanmayı kurduğu 1091 yılı Türk Deniz Kuvvetlerinin kuruluş tarihi olarak kabul edilmektedir. Neticede bu büyük Türk Beyinin nasıl öldüğü ve İstanbul’u fetih planının neden başarısız olduğu kesin belli değilse de bilinen şudur ki onun ölümüyle Türk Denizciliği ilk Barbaros’unu kaybetmiştir.Onun ölümünden sonra denizlerde yüzyıllarca böyle bir lider ve reis’ten yoksun kalan Türkler , böyle büyük bir denizcinin yetişmesi için yaklaşık 400 yıl kadar daha beklemek durumunda kalacaklardır. Denizde kağıt uçak dahi yüzdüremeyen kimseler onun değerini elbette bilmezler.Mekanı cennet olsun….  Tarkan Suçıkar  Kaynaklar: İslam Ansiklopedisi Diy Rehber Ansiklopedisi İslam Ans. Meb Tags:
|



Yorumlar