Hıristiyanlık Düşünce Tarihi
Yunanca "Evangelion"; iyi haber, müjde demektir. Esas itibariyle Hz. İsa'nın hayatını, mucize ve faaliyetlerini, söylediği hikmetli sözleri, tebliğ etmiş olduğu şeriat hakkındaki peygamberane hakikatları anlatmak için kullanılmıştır.

Hz. İsa’nın konuştuğu dil Aramca’dır.Fakat hiçbir İncil bölümü Aramca değildir.Bu gün Hıristiyanlar tarafından kabul edilmiş tüm İncil bölümleri Grekçe dir.Ancak Grekçe Hz.İsa’nın öğretisine hem düşünsel hem de dil anlamında ters bir lisandır.

Kabul edilen(Kanonik İnciller) Matta, Markos, Luka ve Yuhanna bölümleri Milattan  en az 70-150 yıl sonra yazılmıştır.Üstelik bu yazarlardan bazıları hiç  Hz. İsa’yı görmemiş ,tanımamış onun ağzından hiçbir şey duymamışlardır.Bu gerçeği Hıristiyan İlahiyatçı ve Tarihçilerde kabul etmektedirler.

Kısaca İncil yazarlarını tanıyalım.

             Matta İncili; 28 babtır. Matta, Havarilerden biri olup, M. 70 yılında hristiyanlığı yaymak için yerleşmiş olduğu Habeşistan'da ölmüştür. İncilde Hz. İsa'nın Mesihliği üzerinde durur.
             Markos İncili: Markos, Havarilerin reisi olan Petrus'un talebesidir. Hristiyanlığı yaymak için yerleşmiş olduğu Mısırda M. 62 yılında ölmüştür. İncili 16 bab olup Hz. İsa'nın hayatından bahsetmektedir.
             Luka İncili: Doktor veya ressam olduğu söylenen Luka, Pavlos'un talebesidir, Havari değildir. İncili M. 60 yıllarında yazmıştır. 24 babtır. İsa'nın hayatı ve tebliğ ettiği şeylerden bahsetmektedir.

           Yuhanna İncili: 24 bab olan bu incili yazanın Yuhanna'nın talebesi olduğu sanılmaktadır. Bu İncil'de İsa'nın, Allah'ın oğlu olduğu tezi üzerinde ısrarla durulmaktadır. Aslında bugün elimizde bulunan İncil'de bu dört incilin dışında 23 incil daha olup toplam 27 incilden meydana gelmiştir. Halbuki Allah'ın Hz. İsa'ya indirmiş olduğu İncil birdir (Ahmet Kahraman, Dinler tarihi, İst. 1968, s. 189).

İlginç olan bir nokta ise Hz. İsa’nın mesajının sağlığında yazıya geçirilmesinin düşünülmemiş olmasıdır.Her nedense hiçbir havari bu işe teşebbüs etmemiştir.Halbuki Hz. Muhammed ümmi olmasına rağmen gelen her ayeti anında yanındakilere ezberletmiş, bununlada yetinmeyerek şakirtlerine yazdırmış,sık sık tekrar ettirerek düzenlemiştir.

İncil yazarlarınınsa yaptıkları şey Hz. İsa dan ve ona inanan havarilerden çok sonra anlatılan rivayetleri ,okunan bazı duaları ve bazı hikayeleri derlemek olmuştur.Her birinin duydukları ve duyduklarından anladıkları farklı olduğu için İncil’in dört bölümü arasında çakışmalar , tutarsızlıklar ve farklılıklar görülür.

Peki nasıl oluyorda tüm Hıristiyanlar bunları bile bile inanmaya devam ediyorlar?Bu noktada biz Müslümanların Hıristiyanlık konusundaki bilgisizliğimiz ortaya çıkıyor.Zira onlar için bunlar son derece doğal…Peki nedir onlara göre bunları doğal kılan?

Bilinenin aksine hiçbir Hıristiyan İncil’e bizim Kur’an’a baktığımız gibi bakmaz.Yani onlara göre elimizdeki İncil Hz. İsa’nın getirdiği mesajın birebir aynısı değildir.Kur’an ise Peygambeimize gelen vahyin birebir aynısıdır.Bunda en ufak bir şüphe yoktur.

Hıristiyanların İncil’e bakışları şöyledir.Matta ,Markos ,Luka ve Yuhanna İncillerinde Hz. İsa’nın getirdiği mesajın özü vardır.Hz. İsa ya inen vahyin aynısı olmamakla birlikte bunlarda gelen mesaj saklı bulunmaktadır.Bu da yeterlidir.Bu nasıl oluyor derseniz?Onlar Matta ,Markos ,Luka ve Yuhanna’nında peygamber olmamakla birlikte Tanrı dan esinlendiklerini ve ondan ilham aldıklarını söylerler.(Hıristiyan Tanrı Bilimine Giriş-Prof. Thomas Michel Vatikan Dinlerarası Diyalog Servisi Görevlisi)

            Bir diğer yanlış anlamamız ise Teslis (Trinity) meselsidir.Müslümanlar Hıristiyanların 3 Tanrı ya inandıklarını düşünmemizdir.Halbuki Hıristiyanlarda aslında Tek Tanrı ya inanırlar.Şu farkla ki onlar Tanrı nın 3 ayrı tezahürüne inanırlar.Yani bir de üç,üçte bir. (Elmalılı, Tefsir, VIII, 6327 vd.)

Onlara göre nasıl ki madde nin üç hali vardır.Bu haller katı ,sıvı ve gaz olarak kendini gösterir.Tanrı nında çeşitli ondan kaynaklanan ve ondan ayrı olmayan üç ayrı tezahürü vardır.Baba ,Oğul ve Kutsal Ruh bu şekilde ortaya çıkar.Ama bunu yinede mantıksal açıdan açıklayamazlar ve bunu imana bağlayarak güya meseleyi çözümlerler.İncil de bu meselenin anlaşılamayacağı iddiasındadır zaten.

Korintliler 1:9 ‘’Tanrı nın kendisini sevenler için hazırladıklarını hiçbir göz görmemiş,hiçbir kulak duymamış ve hiçbir insan yüreği kavrayamamıştır.’’

Esasen Hz. İsa nın Tanrısallığı Hıristiyanlığın ilk yıllarında en büyük meselesi olmuştur.Büyük tartışmalar sonunda Hz. İsa nın Tanrısallığı, başta Aryanizm olmak üzere Onun Tanrısallığını reddederek sadece bir insan ve peygamber olduğunu savunan görüşler ve mezhepler mahkum edilip baskı altına alınıp zamanla yok edildikten sonra Hıristiyanlar tarafından kabul edilmiştir. İlk yazılan üç İncilin (Matta, Markos, Luka) hiçbirinde Teslis’e dair tek bir harf bile yoktu. 4. olarak ortaya çıkan Yunanca Yuhanna incilinde, Yunan filozofu Eflatunun teslis fikri görüldü.Sonuçta Hz. İsa nın Tanrısallığı fikrinin genel kabulü Tarsuslu Pavlus’un büyük etkisi ile 4. yy. dadır.Bundan önceki Hıristiyanların böyle bir iddiaları yoktur.

İncil ise MS 397 yılında toplanan III. Kartaca Konsili'nde alınan kararlarla bugünküne yakın bir şekil almıştır. İncil'in bugünkü şekliyle geçerlilik kazanmasında ilk adım V. yüzyılda, Kilise açısından hangi yazıların makbûl olduğu ve hangilerinin de makbûl olmadığı hakkında Papa I. Gelasius'un 496 yılında yayınladığı ve bugün "Decretum Gelasianum de libris recipiendis et non recipiendis" diye anılan bir kararnâmeyle tesbit edilmiştir. Bununla beraber bu meseleye son nokta, ancak, Trento Konsili'nde alınan ve I. Gelasius'un kararnâmesini te'yîd eden 8 Nisan 1546 târihli kararla konulabilmiştir.

Kabul edilmeyen Apokrif İnciller yok edilmiş veya yok sayılmış , taraftarlarıda Engizisyon mahkemelerinde can vermiştir. Başlıca Apokrif İnciller:İbraniler İncili, Ebonitler İncili, Jacgues İncili, Mısırlılar İncili, Peter İncili, Thomas İncili, Matthias İncili, Philippe İncili, Judas İncili, Barthélemy İncili, Barnabas İncili, Basilide İncili, Marcion İncili ve Yakub kitabı vb

Bu tartışmalar ,Katolik Kilisesinin farklı inanış ve mezhepleri boğmasıyla birlikte Teslis ve Katolik Kilisesinin zaferiyle sonuçlanmıştır.Ancak Hıristiyanlığın temeli olan Tek Tanrı inancının  tahrif edilerek Teslis’e döndürülmesine ve kilisenin egemenliğine karşı hiçbir zaman muhalefet bitmemiş ve önceleri Hz. İsa’nın Tanrısallığına karşı oluşan muhalefet zaman içerisinde Kiliseye muhalefet hatta İncillere karşı şüphe olarak kendini göstermiştir.Hıristiyanlık içindeki bazı dualist hareketler ,Heretik akımlar,Paflikyanlık,Bogomilizm,Albigenlik,Katharlık,Messianizm gibi kilise ve Kilise dini merasimleri  karşıtı hareketler hiçbir zaman eksik olmadığı gibi ,bazı siyasi çekişmeler sonucuda Ortodoksluk ,Reform Hareketleri sonucu Protestanlık,Kalvinizm ,Anglikanizm gibi kiliselerde kurulmuştur.Bütün bu hareketlerin ilk zamanlarda Engizisyon mahkemelerinin acımasız idamları ve işkenceleri ile reform taraftarlarını katletmelere varan saldırılarla önü alınmaya çalışılmıştır.

Teslis konusu başlı başına bir muamma.Fakat biz şimdi farklı bir cepheden bakalım meseleye: Hıristiyan her insan Hz İsa nın Tanrısallığına delil olarak onun Kur’an da da buyrulduğu üzere dünyaya babasız olarak gelmesini gösterir değil mi?Elbette.

Oysa Hıristiyanlar Edım dedikleri Hz. Adem’in ilk insan olduğuna ve babasız annesiz dünyaya geldiğine de inanmalarına rağmen enteresan şekilde Hz. İsa gibi Hz. Adem’e özel bir önem atfetmezler.

İslam içinse meseleye bakış çok basit şekilde açıklanabilen ve hikmet dolu bir durumdur.Hz. Adem den başlayalım.Hz. Adem hem annesiz hem babasız ,Hz. Havva annesiz(Hz Ademin kemiğinden yaratılmıştır.) ,Hz. İsa babasız ve normal insanlar anne ve babalı şekilde dünyaya gelmişlerdir.Allah böylece yaratma (Halak) gücünün her türünü insanlara göstermiştir ki insan onun sıfatlarında haşa bir eksiklik görmesin ,düşünmesin.

Hıristiyanlıkta bir başka önemli meselede dini tasvirlerin dindeki yeri meselesinde ortaya çıkmış,özellikle Bizans Tarihinde ‘’İkonoklast Çekişme’’ olarak kendini göstermiş ve Tasvir taraftarları ve karşıtları arasındaki mücadele ,tasvir taraftarlarının zaferiyle son bulmuştur.

 

Tarkan Suçıkar


Bu habere benzer haberler:

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile