| GAZA İDEOLOJİSİ VE OSMANLI |
|
           Esasen Osmanlı Beyliği daha kuruluşunda rotasını çizmişti.Osmanlı’nın asıl hedefi önce Bizans daha sonra Rumeli ve Anadolu idi.İlk zamanlarda Osmanlı güç olarak diğer Türk Beyliklerinden bir hayli gerideydi.           Öyle ki Osmanlılar Çobanoğullarına ,onlar Germiyanoğullarına ,onlarda Anadolu Cobanogullari,Germiyanogullari,Anadolu, Selçuklularına hatta onlarda İlhanlılara bağlıydılar..Anadolu Beylikleri içinde ise Germiyanoğulları ve Karamanoğulları ön   plana çıkıyordu. Osmanlılarda ise onu diğerlerinden ayıran çok önemli özellikler mevcuttu.  Öncelikle Osmanlı Bizans sınırında kurulmuş bir beylikti ve köhneleşmiş Bizans’a karşı enerjik Türk kuvvetleri bulundukları coğrafya itibarıyla diğer beyliklere göre büyük avantaj sahibiydiler.Yani Osmanlı’nın önü her yönden açıktı.Osmanlı nın Bizans’a karşı her bir başarısı, onun Anadolu da büyük ün kazanmasına yol açıyor ,Türk Beylikleri arasındaki mücadeleden sıkılarak Allah yolunda cihad arayan yiğitlerin Osmanlı topraklarına akmasına neden oluyordu.Anadolu Beylikleri ise birbirlerini yiyorlardı.            Bundan başka Osmanlılar Kuruluş Devrinde, dünya üzerinde çok az devlet ve hükümdara nasip olmuş büyük yeteneklerle (siyasi,ekonomik ve askeri) donanmış devlet adamı, komutan ve padişahlara sahip olmuşlardı.Bu sayede Osmanlı Devletinin temelleri çok sağlam atılmıştı. Kuruluş Devri padişahlarının Anadolu ya karşı genel siyasetleri mecbur kalmadıkça Anadolu ya kılıç çekmeyerek barışı sürdürmeye çalışmak olmuştur.Bu sayede Osmanlılar birbirlerini yiyen Anadolu Beyliklerine karşı önce Anadolu Halkının , aynı şekilde mezhep çatışmaları,Tekfurların kötü yönetimine karşı adalet ve hoş görü politikası sayesindede Rumeli halkının gönüllerini fethetmiştir.Uzun ve kalıcı fetihler her zaman yüreklerin fethi ile olur,Osmanlı Devleti bunun ispatıdır.            Osman Gazi nin gaza misyonunu üzerine almasının belki de başlangıcı sayılabilecek olaylardan birisi ,Osmanlıların kuruldukları bölgeye yerleşmelerinden beri bağlı bulundukları Çobanoğulları Beyliğinin Moğol-Selçuklu baskısından 1291 de kurtulduktan sonra Ali Bey zamanında ,Bizansla barış yaparak akınlardan ve gazadan vaz geçmesidir.Bu durum Bizans sınırına en yakın bölgede bulunan Osman Beyin önünü açmıştır. Çok fazla üzerinde durulmayan 1348 tarihi de Osmanlı tarihi için çok mühim bir tarihtir.Zira bu tarih öncesinde uc’larda gaza’nın önderliğini Aydınları ve Karesioğulları yapmaktaydılar.6 Eylül 1332 de bu saldırılara karşı bir Haçlı ittifak anlaşması yapıldı.Hazırlanan Haçlı donanması 1334 de Karesi donanmasını ezdi.İzmir’i Aydınoğullarından aldı.Şehri geri almak için yapılan savaşta Aydınoğlu Umur Bey de şehit düştü.Onun ölümü üzerine yerine geçen kardeşi Hıristiyanlarla anlaşma yaparak gaza siyasetini bıraktı ve ticaretin kazancına kendini bıraktı,Hıristiyanlara kapitülasyonlar dahi tanıdı.Böylece gaza ideolojisi Osmanlıların sırtına daha çok yüklendi.           Osmanlı-Karaman rekabetinin başlangıcının Osmanlıların Eretnaoğullarından Ankarayı almalarında olduğunu görürüz.Bunun la beraber Osmanlıların barış siyaseti çerçevesinde evlilik yolu ile Germiyanoğullarından Kütahya ve etrafı ile para karşılığı Hamidoğullarından Isparta ve çevresini almaları Karamanoğullarını müthiş rahatsız etmiştir.Zira Karaman toprakları Osmanlılar tarafından kuşatılmaya başlamıştır.            Bu tedirginliği fark eden 1.Murad komşusu Karamanoğulları ile akrabalık kurmaya çalışmış kızını Karaman Beyi Alaaddin Ali Bey le evlendirmiştir. Böylece topraklarına bir tehtidi önlemiş olacağını düşünmüş rahatça Rumeli de fetihlere girişebileceğini ummuştur.Bu Osmanlıların bir iyi niyet gösterisidir.Fakat karşıda Osmanlılar gibi Selçukluların mirasçısı olduğunu iddia eden bir hanedan ve beylik vardı ve bu beylik ve hanedan Osmanlının her başarısından sonra itibarının giderek artmasından tedirgin oluyordu.1360 lardan itibaren rekabet ön plana çıkmaya başladı. Karaman Beyliği bir gövde gösterisine kalkıştı.Aynı Osmanlılar gibi küffarla gaza yolunda olduklarını ve bu misyonu Osmanlılar kadar iyi şekilde taşıyabileceklerini göstermek üzere bir harekata giriştiler.1367 de Karaman Beyi Alaaddin ,diğer Türkmen beylerinden de yardım alarak bir fethe kalkıştı.Bu tarihe ‘’Gorigos Seferi’’ diye geçecek bir harekattır.Kıbrıs Kralı himayeindeki Gorigos üzerine yapılan sefer başarısız oldu ve Karamanoğullarının karizması sarsıldı.Rumelide fetihten fethe koşan Murad’ın ise itibarı arttı. Karaman Beyi irtibatta bulunduğu Balkanlarda Osmanlının gelişmesinden rahatsız olan Venedik,Sırbistan ve Papalık gibi devletlerinde kışkırtmasına kapılarak Hamitoğullarından alınan Isparta çevresi topraklarına saldırdı. Her ne kadar Anadolu da barış istensede bu saldırının farklı bir boyutu vardı ve muhakkak şiddetle cezalandırılmalı idi.Aksi halde diğer Anadolu Beylikleride bundan cesaret alabilirdi.Hemen Osmanlı nın arkasında bir çok gücün olduğunu göstermek amacıyla Candaroğullarından ve Sırplardanda yardımcı kuvvetler ihtihaç olmadığı halde alınarak sefere çıkıldı.Çünkü Anadolu ya ne kadar büyük bir göz dağı verilirse o kadar az Türk kanı akar ve arkadan gelebilecek bir çok saldırının önü böylece alınmış olurdu. 1386 Şehzade Bayezid’in yönettiği Frenkyazısı denen yerde yapılan savaşta Osmanlılar kolayca zafer kazandılar.Osmanlı halka zarar gelmemesi ve yağma olmaması için sıkı tedbirler aldı.Bu hareketlerle ile Osmanlı Rumelide hıristyanlara yaptığı gibi Anadolu halkını da önce yüreğinden fethediyordu.Daha 1330 larda Anadoluya gelen İbni Battuta nın bildirdiğine göre zaten Anadolu da beylikler arasında çok büyük farklar mevcut değildir.Öyleki bir beylikten diğerine geçişte dahi sorun çıkmıyordu.Bu Anadolu beyliklerinin bazı rekabetler sonucu oluşan çatışmalar ve düşmanlıklar hariç homojen olduklarını ve aralarında net kırmızı çizgilerin ve sınırların bulunmadığını gösterir. Böylece Türk İslam ruhunun gaza misyonunu Karamanlıların itirazına rağmen başarıyla üstlenen Osmanoğulları Söğüt’ten Kuzey Avrupa,Hint Okyanusu ve Avrupa içlerine kadar uzanan bir imparatorluk kurmayı başardılar.Allah’ın rahmeti üzerlerine olsun…
Tarkan Suçıkar            |


          Konya bilindiği gibi Anadolu Selçuklu Devletinin başkentliğini yapmış bir şehirdir.Şehrin yeni sahipleri ise son derece inatçı ,hırslı ve entrikacı bir hanedan olan Karamanoğulları idi.Karamanoğulları kendilerini Anadolu Selçuklularının devamı ve aynı zamanda mirasçısı olarak görüyorlar ve aynı mirasa aday Osmanlıların gelişmesini engellemek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlardı.