Ermeni'nin Beynelminel Lisanı
     

1878 yılı…93 Harbi yeni bitmiş.Savaş sonunda Rusya Balkanlarda hakim konuma gelmiş ve Osmanlı Devletine Ayasofya da istediklerini kabul ettirmişti.Fakat Osmanlı özellikle İngiltere yi devreye sokarak Ayastefanos Anlaşmasını geçersiz kıldırmış ve yeni anlaşmanın şartlarının Berlin de yeniden düzenlenmesine karar verilmişti.

Osmanlı üzerinde Rus baskısı iyice bunaltıcı hale gelmiş.Pusu da bekleyen Ermeniler için bulunmaz fırsat ortaya çıkmıştı..

Hemen bir Ermeni heyeti hazırlanıp yola çıkar.Bu çok özel heyet Berlin’e gitmeden önce İngiltere ve Fransa ya uğrayıp taleplerini iletecek,kamuoyu oluşturacak ve Ermeniler lehine bir rüzgar estirecektir.Gırimyan Patrik başkanlığındaki Ermeni Heyeti İngiltere ye ulaşır.Önce burada İngiliz Ermenileri ile görüşmeler ve toplantılar yapılır.İzlenecek strateji ve İngiltere de neler yapılacağı görüşülür.

Fakat Gırimyan’ın bir kusuru vardır.Ermenice dışında hiçbir lisan bilmemektedir.Kendi soydaşlarından Ermenice yi iyi bilmeyenlerle görüşürken dahi zorluk çekilmektedir.Bu nedenle bir İngiliz Ermenisi Gırimyan’a sorar:

--Efendi Hazretleri siz bir kelime dahi İngilizce bilmiyorsunuz.İngiliz lerle nasıl anlaşacaksınız ?

Gırimyan istifini bozmadan cevap verir:

--Onlarla ‘’Beynelminel Lisan’’ la görüşeceğim!

İngiliz Ermenileri şaşırıp birbirlerine bakarlar.İçlerinden biri yine sorar:

--Beynelminel lisan nasıl oluyor?

Gırimyan gülerek:

--Onların karşısından iki gözüm iki çeşme ağlayacağım.Gözyaşları tüm insanlığın müşterek lisanıdır.Ondan anlamayan hiçbir insan yoktur,cevabını vermiştir.

 

İşte böyle Ermeni bu işi iyi bilmektedir.Bu işten anlamayan zaten Türklerdir.Bizde kan kusup kzılcık şerbeti içtiğini söylemek anlayışı vardır.Ermeni hakkını değil çok çok fazlasını utanmadan her türlü hile ve yalanla isteyebilirken ,bizimkiler haklarını bile talep ederken mahçup ve utangaçtırlar.

İşte bizim Batı tarafından savaş meydanlarında aslan, anlaşma masalarında kuzu olarak nitelendirilmemizin nedeni budur.Hiç bir zaman anlaşma masasında dahi dürüstlük gibi değerlerden uzaklaşmadık.Doğru olduk.Ama kaybettik.

Avupalıların Kurt diplomat dedikleri adamlar en alçak ,en yalancı ,en dalavereci oldukları için bu ünvanı almamışlar mıydı?

Diplomasi zaten yalan söyleme sanatı değil mi?Biz bu işi beceremedik…

 

Tarkan Suçıkar


Bu habere benzer haberler:

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile