| DÜNYANIN İLK TERÖR ÖRGÜTÜ HAŞHAŞİLER |
Sayfa 1 > 2
Örgütün adı ‘’Haşhaşiler’’ di ve örgüt bir tarikatın uzantısıydı.Şia’nın bir kolu olan Batıniliğin(1) İsmaili’lik tarikatının yolunu izleyen Haşhaşiler , Tapınak Şövalyeleri başta olmak üzere Masonluk da dahil kendinden sonraki bir çok gizli örgüte yol gösteren bir hücre örgütlenme sistemi ortaya koymuştur.Bu sistemde birbirinden ayrı hücreler bir piramit şeklinde diziliyorlardı. Hz. İsmail’in ruhunu taşıdığını ileri sürdükleri Prens Nizar al Tayyib’i Mısır halifesi yapma girişiminde bulundukları için ‘’Nizarcılar’’ diye anıldılar.Bu girişim başarısızlıkla sonuçlanınca imamlar dönemi başladı.İmamlar onları Mehdi’nin gelişine hazırlayacaklardı. Böylece Şeriat’ı(Din kuralları) hiçe sayan bir anlayış kolayca gelişti.Şüphesiz bu anlayış onlara şarap ve haşhaş içme,cihad kisvesi altında diğer herhangi bir müslümanı katletme hakkını da veren bir anlayıştı. Örgütün lideri Hasan el Sabah –Lakabı ‘’Şeyh’ül Cebel’’ dir.(Dağların Şeyhi) Onun liderliği döneminde K. İran da bir yer olan Alamut Kalesini merkez yaparak Sünni Hükümdar,din ve devlet adamlarını suikastlerle katletme faaliyetlerine giriştiler.Bu faaliyetler 200 yıl kadar sürdü.Nizam’ül Mülk başta olmak üzere bir çok değerli kimseyi katlettiler ve etrafa dehşet saçtılar. 1271 de Marco Polo , Alamut Kalesini ziyaret etti.Polo,burada iki dağ arasında ki çok gizli bir vadide bir cennet inşa edildiğini uzun uzun anlatır.Kur’an daki cennet tasvirine uygun şekilde bu sahte cennette borular vasıtasıyla süt ve bal dan ırmaklar akıtılıyor,enfes köşklerde altın mobilyalar,ipek giysiler ,enfes bahçeler,harika şarkı ve nağmeler ,fevkalade genç ve güzel kızların şehvetli ve erotik dansları ileri buraya giren kimse büyüleniyormuş.Polo buraya ulaşmanın adeta imkansız olduğunu dalar arasından çok gizli geçitlerden geçerek buraya ulaşıldığını ,bilmeyen kişinin sarp arazide kaybolacağını anlatır.Ayrıca vadiyi aşılmaz bir kale muhafaza etmektedir.
Haşhaşiler cinayet,zehirleme ve gizli hareket konularında uzamndırlar.Sahte cennete alınacak kişiler Hasan Sabbah’ın uzman casusları tarafından işe yarıyacak cahil ,saf,imanı zayıf ve kolay kandırılabilecek kimseler arasından titizlikle seçilir.Bu casusların kendilerine özgü yöntemleri vardır ve bu sırlar hiç kimseye öğretilemez. Hasan’ın bir başka özelliğide büyü,sihir ve illüzyon konularında usta olmasıydı.eçilen kişiler onun tarafından sınamadan geçirilerek sahte cennete alınırdı.Sınamadan geçenlere önce haşhaş içirilir.Uyandıklarında sahte cennette ki yapay zevkler,kızlar ,yiyecekler içecekler ve haşhaşla bir süre kendinden geçen gençler Hasan Sabbah’ın suda yürüme gibi numaralarıyla(2) onun tanrılığına da inanıyorlar, sözünden çıkmıyorlardı.Tüm yaşam,fikir ve inanç duyguları ile oynanan gençler için artık sıra bir ölüm makinesi olmaya geliyor ve bu safhada gençler tam bir tarikat fedayisi olmak için farklı bir eğitime başlıyorlardı.Bu safhada gençlere cinayet ,öldürmek için eğitildikleri kişinin durumuna göre o kişinin dili ,kültürü ve cinayet şekline göre oynayacakları rolün eğitimi verilirdi.Kimi kişi derviş kimisi tüccar kimisi ise imam kılığındaki fedayiler tarafından öldürülürdü. Artık tüm bunlardan sonra son safhaya gelinir ve genç yine bir haşhaş aleminden uyandığında kendini çöplük gibi bir pislik yerde bulurdu.Şok olan genç sahte cennetin hayali ile yanıp kavrulurken Hasan Sabah ortaya çıkarak kendisini cennetten kovduğunu ve geri alması içinde gidip hedefteki kişiyi öldürmesi gerektiğini söyler.Fedayi zaten eğitimini aldığı bu iş için derhal yola çıkar ve cennete kavuşmak için emri sorgusuz yerine getirmeye çalışırdı. Selçuklu Sultanı Melikşah’ın, Alamut Kalesini kuşattığını biliyoruz.Melikşah’ın elçisi kaleye ulaştığında Hasan el Sabbah’ın bir emri ile birkaç fedayinin gözlerini dahi kırpmadan kalenin burçlarından aşağıya atladıklarını ve param parça olduklarını gördüğünü anlatır.Bu kuşatma Melikşah’ın vefatı nedeniyle başarısız olmuştur. Hasan el Sabah kendi öz oğlu tarafından öldürüldü.Onu öldüren Muhammeddide kendi oğlu idam ettirdi.Askeri gücü zayıflayan Haşhaşiler ve Alamut Kalesi 1256 da Moğollar tarafından ele geçirilerek yok edildi.Son Haşhaşi Kalesininse 16yy. da Osmanlılar tarafından dağıtılana kadar varlığını devam ettirdiği söylenir. Nizari İsmaililer günümüzde hala varlıklarını daha yumuşak fikirlerle devam ettiriyorlar.
(1)Batınilik , Kur’an ayetlerinin görünen anlamları dışında görünmeyen anlamları olduğunu iddia eden ve ayetleri kendi düşünceleri doğrultusunda açıklayan bir sapkın düşüncedir. (2)Hasan Sabah bu numarayı havuzun içine döşettiği cam üzerinde yürüyerek yapıyordu.
Tarkan Suçıkar
Alamut Kalesi Temsili Resim |


12.yy ortalarında dünyanın en tehlikeli ve en gizemli terör örgütü sessiz sedasız

Yorumlar