| BEYİN GÖÇÜ VE MİLLİ TAKIM ÜZERİNE |
|
Bu durumu sadece yabancı ülkelerin kendilerine sundukları maddi ve manevi imkanlarla yada çalışma olanaklarıyla açıklamak kanımızca yetersiz açıklamalardır. Her ne sebeple olursa olsun bir Türk’ün yabancıya hizmet etmesi ,tüm üretimini ,beynini onun hizmetine sunması aynı faydayı yada bazı eksikliklere ve zorluklara binaen ona yakınını ülkesinde üretmesi karşısında kabul edilemez bir durumdur. O halde eksiklik bu değerli vatan evlatlarının eğitilmesindedir. Hata çocuklarımıza henüz ilk başarılarında yada üniversite yıllarında zihnine yabancı bir ülkeye kapağı atma fikrini sokanlardadır. Günah bu yıllarda gençlerimize tüm hayallerini yabancı bir ülkede okuma ,evlenme ve yaşama üzerine kurduranlarındır. Yanlış ,ülkesi ,milleti için çekilen sıkıntının kutsal olduğunu anlatamayanlarındır. Bakınız Mesut Özil isimli Alman Milli takımı oyuncusunun durumu ortadadır. Kendisi Alman milli takımını seçerek bir tercih yapmıştır. Netice de bu bir duygu meselesidir. Kendisi nin tercihine kimse karışamaz ama böyle yapmakla Alman Hans’tan bir farkı kalmış mıdır? Yaptığı “ben Türk’üm ama Alman Milli takımını seçmesem Real Madrid’e gidemezdim ,bu nedenle kariyerimi seçtim “ açıklaması da geçersizdir. Zira Türk Milli takımını seçen onurlu Türk evlatları Nuri Şahin ve Hamit Altıntop’ta Real Madrid’e transfer olarak sanırız onu utandırmışlardır. Ayrıca Mesut’un Alman Milli takımını seçmesinin nedeni de kazanacağı daha çok para ve kariyer ise burada da Türk Milli takımının içler acısı hali ve adam yokluğundan Marco Aurellio isimli oyuncuyu devşirmesi düşünülürse Mesut’un milli hislerinin ne kadar zayıf olduğu anlaşılır. Kendisine bol kazançlar dileriz.Bir Türk’ün en büyük vazifesi ülkesi ve milleti için çalışmak ,mücadele etmektir. “İlim Çin de bile olsa gidiniz ,öğreniniz “ diyen Peygamberini dinleyerek gidip öğrendikten sonra geri dönmek ve mücadele etmektir. İnsan yetiştirmektir. Bir millet ancak böyle yücelir. Bu yolda çalışanlara Allah yardım etsin. İğneyi kendimize batırmamız da gerekli elbette. Elbette ki devletimizin ,yöneticilerimizin de bu konuda çok hataları vardır. Fakat filyonlarca euro ve dolar vererek Avrupa nın yada dünyanın yaşlı başlı sporcularını ülkemize getirerek milli servetimizi sokaklara atmıyor muyuz? Alex ,Quaresma,Melo gibi futbolcuların transfer maliyetleri kaç tane okul ,üniversite ,laboratuar yada kütüphane açılır hiç düşündünüz mü? Üstelik bunları birer spor klubü yapmıyor mu? Bu klüplere bir sürü şirketler ,iş adamları sponsor olmuyor mu? Bir spor klübünün bile yapabildiği bu transfer işini getirilmesi çok daha kolay zeki ,başarılı Türk bilim adamlarının ,profesörlerinin ,sanatçılarının ülkemize geri gelmeleri ,onlara gerekli imkanların hazırlanması için çalışacak dernekler ,vakıflar ,hayırseverler ,vatanseverler bir araya gelerek yapamazlar mı? Devletimizde elbette her şeyi yapamaz ama bu tür girişimlere yardımcı olup ,üzerine düşenleri yapamaz mı? Ön ayak olamaz mı? Ülke tanıtımı adı altında milyonlarca lira vererek saçma sapan filmlere Kültür bakanlığı sponsor olmuyor mu? Bu konuda yapılması gereken çok iş olduğu aşikar. Tarkan Suçıkar |


