| BEYAZ ADAMIN KANLI KARA KITASI |
|
Orada silah bulmak ,ekmek bulmaktan kolay. Çocuklar oyuncaklarla değil ,silahlarla büyüyor. Peki herkes Allahın kulu iken ,sözde Amerikan Yurttaş Hakları bildirgesine ,İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine herkes eşitken ,nasıl böyle oluyor?Elbette bunun suçu yine beyaz adamındır. Kıtanın ve Avrupa nın Tarihine bir göz atarsak bu durumda en az sorumluluğun Müslümanlarda olduğu görülür. İslam dini hak peygamber Hz. Muhammed tarafından tebliğ edilirken Cahiliye döneminde ezilip sömürülen köleler onu ilk dinleyen ,kabul eden ve onun uğruna can verenlerdi. İlk Müslümanlardan Hz. Zeyd ,Bilali Habeşi bunlardandır. İslam dini zaman içinde köleliği onların en az zarar görerek kaldırılması için tüm tedbirleri almıştır. Zira köleliği bir anda kaldırmak kölelerin aleyhine bir çok sorunu beraberinde getirecekti. Ancak İslam Dini en büyük sevap olarak köle azad etmeyi ,kölelere iyi davranmayı ,onları aile bireyi kabul etmeyi şart koştuğundan bizdeki kölelik hiçbir zaman beyaz adamın ki gibi olmamıştır. İslam dünyasında tarlalarda ve en ağır işlerde karın tokluğuna çalışıp ,hiçbir hakkı olmayan köleler yoktur. Dikkat edilirse köleler aile bireyi gibi kabul edilip Müslümanlar tarafından  evlerde hizmetçi olarak istihdam edilmiştir. Bir çok hakka sahiptirler. Kendilerine eziyet ,edilmemesi için her türlü önlem alınmıştır. Çoğu da evlidir ,çoluk çocuk sahibidir. Onlar Allah’ın emaneti olarak kabul edilmişlerdir. Oysa ki batıda Roma ya ,Avrupa kıtasına ,Amerika ya bakılırsa kölelerin hayvanlar gibi görüldüğü anlaşılır. Coğrafi Keşifler batı’nın iktisadi olarak inkişafı ve zulmün en ağırının Kara kıta üzerine çöktüğü dönemin başlangıcıdır.Araştırmalara göre 15.yy da milyonlarca köleleştirilen insan ülkelerinden alınarak ilkel ve aşağılık koşullarda gemilere yüklenerek ,yarısı yollarda ölecek şekilde Amerika ve Avrupa ya götürülerek satılmıştır. Ülkeleri sömürülmüş ,zenginlikleri ellerinden alınmış ,hak hukuk gözetilmemiştir. Diğer yandan da misyonerler vasıtasıyla zorla Hıristiyanlaştırılmıştır. Böylece kara kıta her mana da gelişme ilerleme şansını kaybetmiştir. Bu insanlar savaşlarda en ön saflara sürülmüş hani hayvanların etinden,sütünden ,derisinden yararlanılır ya ,aynı şekilde bu kara insanların emeğinden ,kanından ,canından her şeyinden yararlanılmıştır. Bu şekilde kölelerin emeği ,teri,göz yaşı  ve kanı içerisinde yükselen Avrupa ve Amerika bu güne kadar gelen bir zulüm düzeni kurmuştur. İslam aleminin gerileyişi düşünülürken bu nokta göz önüne alınmalıdır.Batılı pisliğe üşüşen sinek gibi nerede zenginlik varsa oraya yapışmış ve insanlık adına en ufak bir kaygı göstermememiştir. Aynı muameleler Amerika daki Maya ,İnka ,Aztek ve Kızılderililerinde başına gelmiştir. Dolayısıyla kıtanın bu günkü hali hiçbir zaman sömürülmekten başka bir şey yapmasına imkan verilmeyen ve kendi ayakları üzerinde duracak kültür oluşturulmasına imkan verilmeyen ,cahil bırakılan ,aralarına kendilerine gelmemeleri için kin ve nifak sokulan insanların günahı beyaz adamın üzerindedir. Pizarro ,Kortez ve Kolomb gibi batı kahramanları eli kanlı katillerdir. Büyük kaşif denilen yere göğe sığdırılamayan bu kimseler sömürgeler kurarken soykırımlar ,katliamlar yapmışlardır. Ellerine geçen insanları gelişmiş silahları köleleştirmiş ,kullanmış ,ırzlarına geçmiş ve onların olan her şeyi gaspetmişlerdir. Hitlerden ,Kazıklı Voyvoda dan eksikleri yoktur ,fazlaları vardır. Batılının kanlı elleri, bu gün dahi dininde olmasına rağmen günah çıkarmak adına, kara kıta ya yardım için uzanmamaktadır. Dinimiz ve kültürümüz gereği bu insanlara el uzatmanın ,fakire yardım etmenin öte dünyayı kazanmak adına bir fırsat olduğunu ,bununda Allah’ın hikmeti olduğunu düşünerek elimizden geleni yapmamız gerekmektedir. Sorumluluğumuz az olsa da Müslüman böyle bir duruma kayıtsız kalamaz. Hele ki biz Türkler binlerce yıl öncesinde her şeyden önce açları doyurup ,çıplakları giydirmekle övünen bir ceddin evlatları olarak geçmişte olduğu gibi davranmalıyız. Allah her şeyi hakkıyla bilen ve görendir. Şüphesiz ki yapılanların karşılığı misliyle görülecektir. Yazımıza bir kıssa ile son veriyoruz. Hz. Ömer (R.A.) Müslümanlara müşriklerin ambargosu uygulanırken ,Müslümanlar açlıktan sefil durumdayken zenginliğini kullanarak Müslümanlara kervanlarla mal taşımaktadır. Bunu gören ve Hz. Ömer den çekinen müşrikler bu kervanlardan birini değerinin çok üstünde para teklif ederek satın almaya çalıştılar. Hz. Ömer sizden daha çok veren var dedi. Miktarı ne kadar artırsalarda her defasında aynı cevabı alınca ,bazı nifakçılar peygambere giderek :Ömer’in gözünü para hırsı bürümüş ,şu kadar para teklif ettiğimiz halde kervanda ki malları daha çok vereceğini söylediği birine satacak, diyerek akılları sıra onu peygambere şikayet ettiler. Bunun üzerine Hz. Muhammed gerçeği herkesin görmesi için Hz. Ömer’i çağırdı. Durumu sordu. Hz.Ömer : Ya Resulallah sen dememiş miydin? Allah rızası için karşılık gözetmeden ihtiyaç sahiplerine hayır yapanların sevap defterine yaptığı hayrın yüzlerce misli sevap yazılır diye. Bu malların hepsi aç sefil din kardeşlerimize karşılıksız dağıtılmıştır. Karşılığı Allah tandır deyince gerçek ortaya çıktı. Orada bulunan tüm Müslümanlar Hz.Ömer’e göz yaşları içerisinde hayır dua da bulundular. Allah hayırlarınızı Hz. Ömer’in hayrı gibi makbul etsin. Amin Tarkan Suçıkar  |


