| Ateş Çukuru Kıyısında Türkler ve Kürtler |
|
Peki kardeşlik müessesesi nasıl kurulmuştur ve günümüz bağlamında bunasıl değerlendirilmelidir sorusu yazımızın konusunu oluşturmaktadır. Hz. Peygamber çeşitli zamanlarda çeşitli vesilelerle Müslümanları kardeş olarak ilan etmiştir.İçinde yaşanılan dönemde ,üstelik Arap yarımadasında ise bu iş oldukça zor bir iştir.Zira Arap toplumu yüzyıllardır,kabilecilik,kölelik,asilzadelik gibi kardeşliğe mani olan bir toplum hayatı yaşamıştır.Mekke’li müşriklerin İslamı kabul etmelerinde en büyük engel işte bu durumdur.Onlara köle veya asil olmayan bir kimseyle beraber ,eşit haklara sahip olmak bir yana aynı mekanda bulunmak dahi zor geliyordu. Peygamberimiz ise Allah’ın menettiği bu asabiyet ve üstünlük duygusunu insanların kalbinden kazımak için daha Mekke deki ilk dönemde çalışmalara başlamıştır. Mekke Dönemindeki kardeşleştirme (Muahat) faaliyetleri Kureyş’e mensup bazı asil kimselerin kölelerle kardeş ilan edilmesi şeklinde kendini göstermiştir. Bu durum Müslümanları birbirine kenetlemiştir.Öyle ki ilk Müslümanlar aynı kabile,soy ve aileden geldikleri müşriklerle anne ,baba ve akrabalarıyla ilişkilerini keserek aralarında kan bağı bulunmayan ,yabancı kimselerle maddi ve manevi dayanışma içerisine giriyorlardı.Eziyet ve işkence ltında yaşayan Müslüman köleler satın alınıp ,özgür bırakılıyor ve kardeş ilan ediliyordu. Medine ye hicretten sonra ise çok daha zor bir kardeşleştirme safhası başlıyordu.Bu Evs ve Hazrec kabilelerinin ‘’Ensar’’ haline gelmesini sağlayan bir safhadır.Aynı kökenden gelen ve Medine de yaşayan bu iki kabile arasında öyle bir düşmanlık ve kan davası vardı ki neredeyse birbirlerinin sonunu getireceklerdi.Şiddetli savaşlar ,baskınlar ve çatışmalar hiç eksik olmuyordu.Medine deki Yahudi kabileleri Beni Nadır, Beni Kurayza ve Beni Kaynuka kabileleri ise bu husumetleri körüklemekte ve bu savaşlardan maddi ve manevi menfaatler elde etmekte idiler. Öyle ki bu durum Kur’an da şöyle ifade edilir; ‘’Sizler birbirinizin düşmanları iken O, sizin kalplerinizde bir uzlaştırma meydana getirdi ve O'nun nimeti sayesinde uyanıp kardeş oldunuz. Bir de siz, bir ateş çukurunun tam kenarında bulunuyordunuz ve O, sizi tutup ondan kurtardı.’’(Ali İmran 103)
Ateş çukuru kenarında ki durum hicret’e kadar devam etti.İki kabilenin İslam la şereflenmesinden sonra ise iki kabile arasındaki savaşlar sükut bulmuş ve iki kabile artık İslam’a hizmette yarışmaya ve rekabet etmeye başlamışlardır. Hz. Peygamber rivayete göre Enes b. Malik’in evinde Evs ve Hazrec kabilelerini topladı ve her şeyini Mekke de bırakarak gelen Mekke li Müslümanlar ile Medine li Müslümanları birer ikişer kardeşleştirdi ve bu kardeşliğin hukukunu da onlara açıkladı. Böylece İslam da birlik ,beraberlik ,dayanışma had safhaya ulaştı.Öyle ki Ensar Muhaciun’u el üstünde tuttu ve öz kardeşinden ayırmadı.Mal mülk hatta toprak mahsul ne varsa ortak kullanıldı ,beraber çalışıldı ve ürün paylaşıldı.Böyle bir kardeşlik Dünya Tarihinde ne önce ne sonra görülmemiştir.Bu nedenle bu devre ‘’Asr-ı Saadet ‘’ denmektedir.
Öyle ki bu durum Kur’an da şöyle ifade edilir; ‘’Sizler birbirinizin düşmanları iken O, sizin kalplerinizde bir uzlaştırma meydana getirdi ve O'nun nimeti sayesinde uyanıp kardeş oldunuz. Bir de siz, bir ateş çukurunun tam kenarında bulunuyordunuz ve O, sizi tutup ondan kurtardı.’’(Ali İmran 103) Şimdi zaman 21. yy…Asr-ı Felaket… İslam alemi bölük pörçükken ,küfür tek millet.İslam ve Müslümanlar arasına nifak,husumet tohumları eken küfür milletleri zevkten dört köşe… Ülkemize baktığımızda ise durum çok farklı değil.Hatta Cahiliye döneminde bahsettiğimiz Evs ve Hazrec kabilelerinin duruma sürüklenmekteyiz. Türkler ve Kürtler… -Türk ve Kürt ,et ve tırnak gibidir. Bunları ayırmaya kimsenin gücü yetmeyecektir.-
İki kardeş.İki ortak.İki dost iken bakınız oynanan oyunlar onları ‘’Ateş Çukuru’’nun kıyısına getirdi.Yüzyıllarca aynı topraklarda kardeş iken bir bölücülük hastalığı bulaştırdılar ,kardeşlerimizin bazılarına…Ülkemizi bölmek isteyenler ellerini ovuşturmakta… Bir iç savaş çıkarmak için her şey hazırlanıyor şimdi.Silahlar ,kanlı paralar,siyasi oyunlar hazır.Ama bizim Tarihimizde yaşanmış örnekler var.Ders alacağız ,sabırla anlatacağız.Peygamberimizin kardeşlik duygusunu,müslümanın kardeşlik şuurunu zehirlenen beyinler ,bedenler yok olana dek panzehir olarak vereceğiz. Evs ve Hazrec’in Cahiliye Döneminde ki durumları gibi olmayacağız. Ateş Çukurunu söndürecek, Düşmanı sevindirmeyeceğiz. ‘’Ey Müslümanlar kardeş olunuz’’
Tarkan Suçıkar
|

