ASİMİLASYON VE TÜRK AĞACININ ÇİÇEKLERİ

Türk ismi dünya tarihinde hep hırpalanmış bir isimdir.Dünya yüzünde ne kadar kınanacak bir iş olmuşsa bunu Türk’e mal etmek bir gelenek almıştır.Üstelik bu sadece batı da değil doğu da da görülebilen bir durumdur.

Sebebi ise gayet basittir.Şöyle ki şanlı Hun Tarihi Çinlileri ,Slavları ,Cermenleri ve onlardan türeyen tüm kolları (Rus,Alman ,İngiliz ,Fransız vb), Oğuzların yayılışı Rumları ,Arapları ,Farsları Türk’e boyun eğmekten dolayı kendisine düşman etmiştir.

Tarihin yardımıyla bilinen bir gerçektir ki Türk bu egemen olduğu kavimleri kendine benzetmede (asimile etme) ,kendisinin yabancılara uyma niteliğinden çok daha az başarı göstermiştir.Türk’ün karakterinde zulüm ve başka yöntemlerle başkalarını zorla Türkleştirme gayreti yoktur.Böyle bir şey ne İslam öncesi Türk Tarihinde ne de sonrasında görülmemiştir.(1)

Türk fethettiği topraklarda kendisine has yönetimini kurduktan sonra orada yaşayan toplulukların mümkün oldukça eski yaşam ve düzenlerini devam ettirmesine çalışmış ,onlara ve inançlarına saygı göstermiştir.Hoş görü Türk’ün doğasında vardır.Mazlumun yanında olmak ,aman dileyene kılıç çekmemek bizim geleneğimizdir.

           Türk egemenliğinde yaşayan toplum ,millet ,din ve mensupları hiçbir zaman yok edilmek yada ezilmek olayı ile karşılaşmamışlardır.Yapamayacağından değil kendi karakterinden kaynaklanan bu durum insaflı batılı ve doğulu tarihçiler tarafından da ifade edilmektedir.Bu gün dahi Anadolu nun her yerinde mevcut bulunan azınlıklar, kültürler, inançlar ,dinler, sanat eserleri,farklı inançlara mensup insanların ibadet etmeye devam ettikleri mabedler, gelenekler  bu gerçeği teyit etmektedir.

Türkte bahsettiğimiz yok edici kendine benzetmeye zorlayıcı karakter mevcut olsaydı bu gün Türklüğün çok daha kalabalık  olacağı ve daha geniş alanlarda hakim olacağı bir gerçektir.Eğer böyle olsaydı bu gün dünya da bir çok toplumu ,milleti ,dini bırakın bu bahsettiklerimizden en ufak bir iz dahi kalmaz ,bunlardan ancak tarih kitaplarından bilgi edinebilirdik.Fakat bu gün Balkanlarda ve Avrupa da yüzyıllarca hakim olan Osmanlı dan günümüze ne bırakılmıştır ,neredeyse hiç?

Fakat Anadolu da Bizans ,Roma ,Hitit ,İyon ,Urartu vb toplumların zamana ve doğa ya yenilmeyenleri Türk’ün hoşgörüsü sayesinde günümüze kadar gelmiştir.

Dolayısıyla rahatlıkla söyleyebiliriz ki Türk zaman zaman istemeden yıktı ise de yıktığından kat kat fazlasını yapmış ,asimilasyon ve sömürgeciliğe itibar etmemiştir.İsteseydi onu bundan alıkoyacak hiçbir güç yoktu.Türk ancak sömürdüyse fethettiği yerlerdeki insanların gönüllerini adalet ve hoşgörüsü ile sömürmüş ve fethetmiştir.Balkanlarda ,Anadolu da ve Avrupa da ilerlemenin bu denli kolay ve kalıcı olmasının tek sebebi budur.İstanbul halkının Türkleri Haçlılara tercih etmesi de bunun bir örneğidir.

Diğer yandan Hun boylarının Avrasya da ki hareketleri Slavları eritmek yada yok etmek çocuk oyuncağı halde olmasına rağmen bu barbar ve vahşi insanları uygarlaştırmakla sonuçlanmıştır.Selçuklu ve Osmanlı tarihinde de buna benzer durumlar mevcuttur.Örneğin Ermeniler.Ermenilerin varlıklarını ve inançlarını(2)günümüze getirebilmelerinin tek sebebi Türk’ün engin hoş görüsüdür.Ortodoks Bizans’ın pençesinden yada Katolik Haçlıların ellerinden onları kurtaran ve yaklaşık 1000 sene onları muhafaza eden Türklere bu gün Ermenilerin yaptıkları ekmek yedikleri çanağa pislemek değilde nedir?

Bir de işe tersten bakalım.Türklerin içine girmiş oldukları toplumlarla kaynaşarak kısa sürede kendi özvarlıklarını dahi yitirebilecek şekilde yabancılaştıklarına tarihte bir çok yerde rastlayabiliriz.Çin de Arap ,İran ve Balkan Coğrafyasında bu izleri rahatlıkla görebiliriz.Macarlar,Bulgarlar Türkten kopan ,Kürtlerde koparılmaya çalışılan Türk ağacının çiçekleridir.

Vesselam

Tarkan Suçıkar

DİPNOTLAR:

(1)Halbuki en basit örnek İspanya yı Rekonkista hareketi sonunda yeniden alan İspanyollar vaftis olarak Hıristiyan olmayan tüm Müslümanları ve Yahudileri soykırıma tabi tutmuşlardır.

(2)Ermeniler kendilerine özgü aslında yanlış olarak Grogoryanizm olarak bilinen aslı Lusavoriçayagan olan bir mezhebe mensupturlar.Bu nedenle her daim Bizans ve Haçlıların inanç değiştirme zorlamaları ile karşılaşmışlar ve en sonunda Fatih Sultan Mehmed’in Ermeni Patrikliğini kurması ile rahata ve düzene kavuşmuşlardır.


Bu habere benzer haberler:

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile