| 2. Viyana Kuşatması-Ay Çöreği ve Kapuçino |
|
Önce 1. Viyana Kuşatmasından bahsedelim biraz. Bilindiği gibi 1. Viyana Kuşatması Kanuni Sultan Süleyman zamanında 1529 da ilk defa kuşatılmıştı.Ancak Türk’ün karşısına çoğu zaman olduğu gibi çıkma cesareti gösteremeyen Avusturya ordusunun Viyana ya çekilmesi ve kendini sağlam surların ardına atması üzerine ,düşman bulunamamış ,sırf gözdağı vermek amacıyla şehir kuşatılmıştır.Fakat Osmanlı ordusu Viyanayı almak için değil bir meydan savaşı yapmak amacıyla geldiğinden kuşatma topları getirilmemişti. Eğer Osmanlı gerçekten istese ve ihtiyaç duysa Viyana yı fethetmek Osmanlı için basit bir işti.Ancak bu dönemde Viyana yı almak stratejik açıdan çok akıllıca sayılmazdı.Zira Macarisan yeni fethedilmişti ve hakimiyet yeni yeni kuruluyordu.Eğer Viyana alınırsa ,Osmanlı kuvvetlerini hakimiyetin çok sağlam olmadığı bir bölgede çok fazla noktaya dağıtmak gerekirdi.Bu nedenle Kuşatma kaldırıldı.Zaten kış yaklaşmış ve düşmana gerekli gözdağıda verilmişti. 1683 de Macar Milliyetçileri Tökeli İmre başkanlığında başkaldırdılar.Katolik Avusturya bunları şiddetle eziyordu.Sığınacak ,yardım alınabilecek tek Osmanlı vardır.Padişah 4. Mehmed’e başvurarak yardım istediler.Osmanlıların ise Reform Hareketleri sonrası dinsel politikası her yerde Katolik olmayanları özellikle başta Protestanları desteklemekti. 4. Mehmed’in emriyle Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Serdar-ı Ekrem ilan edilerek Avusturya üzerine sefer memur edildi.Kendisine verilen emir önce ‘’Yanıkkale ‘’ nin fethedilmesi idi.Ancak Merzifonlu bu işi basit görmüş ve savaş meclisinde direk olarak Viyana (Beç) üzerine yürüme fikrini nufuzunu kullanıp meclistekileri sindirerek kabul ettirmişti.Buna rağmen Budin Paşası Silahtar İbrahim Paşa ve Kırım Hanı Murat Giray bu işe karşı çıkıp,Yanıkkale’nin önemini ve muhakkak alınması gerektiğini söyleyince hem aşağılandılar hem azarlandılar.Böylece Sadrazamla ,Paşalar ve Kırım Hanı arasında bir soğukluk meydana geldi. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa da Kanuni nin dahi daha önce kuşatıp alamadığı bir şehri alarak gücünü ve mevkii ni perçinlemek düşüncesi vardı.Fakat aşık attığı kişi Kanuni Sultan Süleyman dı.Üstelik Avrupa eski Avrupa değildi. Uyarılara aldırmayan Merzifonlu direk olarak Viyana ya yürüdü.Şehri kuşattı.(12 Eylül 1683)Kırıp aşağıladığı Kırım Hanı Murad Giray’ı Tuna Nehrini tutmakla vazifelendirdi.Diğer yandanda şehrin kendiliğinden teslimini arzuladığından dolayı ,yağmalanmasına engel olmak için işi ağırdan alıyordu.Kırım Hanı kendisini elini çabuk tutması için yine uyarmasına rağmen onu kale almadı ve tersledi.Kendini çok fazla beğeniyor ve ordusuna aşırı güveniyordu.Tarih böyle adamların yerle yeksan olmalarının örnekleri ile doludur. Yinede Merzifonlu işini iyi yapıyordu.Dış surlar ele geçirilmişti.Fakat kuşatmadan hemen önce gelen yardımcı kuvvetler tarafından dış surların 20 adım ötesine yapılan ve hesapta olmayan iç surlarla karşılaşılmıştı.Bunun üzerine lağım savaşları başladı.Surları yıkmak için lağımlar kazılıyor ve barutla patlatılıyordu. Avrupa ise büyük bir telaş yaşıyor.Viyana nın düşmesi halinde Avrupa da Türkleri durdurabilecek hiçbir güç ve kale kalmayacağından ,her yerde asker toplanıyor,görüşmeler şimdi mezhep çatışmaları dahi bir yana bırakılarak yapılıyordu.Viyana Avrupa nın kalbi idi ve durmak üzere idi. Papa 8.Alexandre büyük bir rüşvetle Lehistan(Polonya Kralı) Jan Sobyesky’yi Avusturya ordusuna katılmaya ikna etti.80.000 kişilik gönüllü Şövalyelerle Tuna nehrine gelen yardımcı kuvvetler hiç ummadıkları bir şekilde Kırım Suvarilerinin kendilerine yol verdiğini gördüler ve fırsatı kaçırmadan hızla Osmanlı ordusuna saldırdılar. Kırım Hanı kendisini bunun bir ihanet olacağını söyleyen ordu imamına ‘’Sen bu Osmanlı nın bize ettiği cevri bilmezsin.Bunun dinimizde bir ihanet olacağınıda da bilirim. Ama şimdi Osmanlı görsün şimdi bakalım bizim kıymetimizi anlasın’’ diyerek dinlememiştir.Bunda Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ya duyduğu kinin etkisi büyüktür. Osmanlı ordusu hiç beklemediği bir anda gördüğü bu saldırı karşısında çok fazla mukavemet etmeden tüm ağırlıklarını bırakarak dağıldı.Ordu başıboş bir şekilde çevre kale ve şehirlere kendini attı.Burada yenilgi veya zafer var ise daha çok zihinlerdeydi.Osmanlı nın uzun yıllardır devam eden namağlub ünvanı sona ermiş,Avrupa Osmanlı nın yenilmezliği düşüncesini silerek zihinsel bir ihtilal yapmıştı. Polonya Kralı Sobyesky bu anlamda Sezar’ın ünlü sözlerini şaşkınlığınında etkisiyle mütevazi bir şekilde değiştirerek ‘’Geldim,gördüm fakat Tanrı yendi’’ demiştir. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tekrar dağılan orduyu toparlamakla meşguldü.Orduyu büyük ölçüde toparlamıştı.Bu esnada Budin Paşa sı olayın ardından gelişecek durumlar tahmin ettiği için Padişaha bir mektup yazarak ,sorumluluğun Merzifonlu da olduğunu ,fakat bu yenilginin izlerini silebilecek tek kişinin de yine o olduğunu bildirdi.Bu nedenle onun İstanbul daki düşmanlarına kanarak idam edilmemesi gerektiğini bunun sadece düşmana yarayacağını bildirdiği anlarda kışkırtmaların etkisiyle Padişah idam fermanını çoktan imzalamış ve cellatlar yola çıkmıştı.Fakat belki bu mektubun etkisiyle belki başka nedenlerle 2. Bir emir Merzifonlu nun affı için çıkarılsada cellatlar daha hızlı davrandılar.Bu emir yerine ulaştığında Merzifonlu nun cansız bedeni soğumaya yüz tutmuştu.Mustafa Paşa hiç direnmemiş,’’ferman Padişahımızındır’’ diyerek 2 rekat namaz kılmış ve cellada boynunu teslim etmiştir. Savaş sonunda ,Viyana halkı başarının neticesinde günlerce eğlendi.Kiliselerde şükür ayinleri yapıldı.Yine kutlamalar esnasında Osmanlı Bayrağındaki Hilal den etkilenerek buna benzer çörekler yapıldı.Bu çöreklere Almanca hilal anlamına gelen Kipfel dendi.Bunun Türkçesi ise ‘’Ay çöreği’’ demekti. Osmanlı ordusundan ele geçen ganimetler arasında Avrupa lıların daha önce hiç tatmadığı çuval çuval Türk kahveside vardı.Fakat ‘’eşek hoşaftan ne anlar?’’ Şövalyeler acı kahvemizin tadını ve hatırını hiç anlamadılar.Marco D’Avinio isimli bir rahibin önerisiyle acı kahveye bal ve süt katarak tatlandırdılar.Bunada Rahip Marco’nun mensup olduğu tarikat olan ‘’Kapusen’’ isminden hareketler ‘’Kapusino’’(Kapuçino) dediler.Kapuçinoda böyle ortaya çıkmış oldu. Osmanlı Kırım Hanını görevinden alarak onu çok düşük bir maaşa bağladı.Kırım Tatarlarının 2. İhanetide bundan daha aşağı kalmayacak ve çok olumsuz neticeler ortaya çıkaracaktı.Bu olayda da Kırımlılar ,Don Volga Kanalının açılmasını engelleyerek ,Türk illerinin Ruslar tarafından işgaline yol açacaklardı. 1683-1699 yılları arasında Osmanlı Devleti yenilgi üstüne yenilgiye uğradı.Bütün bunlar Osmanlı için sonun başlangıcı oldu. Tarkan Suçıkar Tags:
|


Yazının başlığına bakarak ne alaka diyebilirsiniz.Fakat bahsedeceğimiz Viyana kuşatması ile Ay Çöreği ve Kapuçino nun yakından ilgisi olduğunu yazının sonunda göreceksiniz.
