| Tarihi şiire şiiri tarihe taşımak |
Yahya Kemal`e göre Cihan vatandan ibarettir. O cihanda İstanbul ayrı bir yer tutar.
Bütün insanlığın düşünce ve eylem birikimi tarihin havuzunda toplanır. Bu yüzden, tarih araştırma alanı ne olursa olsun, her bilimin atölyesidir. Bütün bilimler tarihin büyük havuzundan yararlanırlar. Tarihi tekrar tekrar yazmasını ve yorumlamasını bilmeyenler, gelecek kuşaklara kalacak eserler bırakamazlar. Geçmişin derinliklerinden bakmadan, geleceğin zenginlikleri görülemez. Ünlü tarihçi Arnold Toynbee`nin 1962`de İstanbul`da `Tarih Üzerine` yaptığı iki konuşmada vurguladığı gibi, her ülkede, her kuşak ülkelerinin tarihini yeniden yazmaya çalışır. Tarihin olguları değişmez, ancak olguların yorumu, kuşaktan kuşağa değişir. Her kuşağın dünyaya bakışı, değişik boyutlarıyla hayatı algılayışı değiştiği için, tarihin yorumlanışı da değişir. Yahya Kemal`in şiir ve düşünce dünyasında tarihin vazgeçilmez bir yeri vardır. Anadolu`nun bin yıllık tarihi, Türk toplumunun kimliğiyle birlikte kişiliğini de oluşturmuştur. Türkler`in düşünce eylem dünyaları, Anadolu`nun tarih ve coğrafyasıyla yoğrulmuştur. Tarih Anadolu insanın düşünce, coğrafya da eylem dünyasına yeni boyutlar kazandırmıştır. Hafta sonunda Edirne`de Rumeli Gençlik Grubu`nun Mimar Sinan Vakfı`nda düzenlediği `Anadolu`nun Rüzgarıyla İstanbul`da Evini Bulan Şair: Yahya Kemal` paneline katıldım. Paneli Yeni Türk Edebiyatı`na ilişkin özgün araştırmalarıyla tanınan, TYB Edirne temsilcisi Prof. Dr. Recep Duymaz yönetti. Panele `Yahya Kemal`in Rüzgarıyla` kitabıyla, Anadolu insanının tarihini yeniden yazan Prof. Dr. Sadettin Ökten ile birlikte konuşmacı olarak katıldık. Sezai Karakoç`un değerlendirmesiyle, nasıl Mehmet Akif`hayatı şiire, şiiri hayata` kazandırmışsa, Yahya Kemal de, `tarihi şiire, şiiri tarihe` taşımıştır. Ökten`in kitabında, şiirlerin arkaplanındaki tarihi ayrıntılı olarak ele aldığı gibi, Yahya Kemal şiir yazmamış, şiirle tarih yazmıştır. O büyük şair olduğu kadar yıkılışta yükselişi gören büyük bir tarih felsefecisidir. `Süleymaniye`de Bayram Sabahı` şiiri, Türkler`in Anadolu`daki `dokuz asırlık` tarihlerini, bir büyük ressamın fırçasından çıkmış tablo gibi özetler. O tabloda Çaldıran, Mohaç, Kosova, Niğbolu, Belgrad, Budin, Tunus, Barboros ve Cezayir vardır. Yahya Kemal Türkler`i felsefe yapan bir millet olarak değil, fetih yapan bir millet olarak görür. Ancak sözkonusu fetih, sohbetlerinde sık sık vurguladığı gibi, güçle değil, Mesnevi ile yapılan bir fetihtir. Yahya Kemal`in düşünce dünyasında `Cihan vatandan ibarettir`. O cihanda, Üsküdar ve Eyüp ile İstanbul ayrı bir yer tutar. Yahya Kemal aradığı kutlu evi İstanbul`da bulmuştur. http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/?t=21.01.2009&y=NazifGurdogan |


