| Katip Çelebi ve Cihannüma |
İlki ordu katibi Katip Çelebi`nin notlarından 360 yıl önce doÄŸan Cihânnümâ, 78 yıl sonra İbrahim Mütefferika`nın eline geçmiÅŸ
Untitled DocumentBilirsiniz baÅŸarılı iÅŸadamları ya da patronlar diyelim, zaman zaman `Ben buralara nasıl geldim, benim gibi olmanın yüz yolu, deneyimlerim ve ben` gibi hayli egosantrik kitaplar, albümler yayımlarlar (çoÄŸunu da birileri yazar.) Bunların çoÄŸu eÅŸe dosta hediye, kendi kütüphanelerine de süs olarak renk katar.Yine bir patronun elinden çıkan Cihânnümâ isimli kitap ise bu kiÅŸisel kaygılardan çok uzakta ve çok enteresan bir eser. Çok eÄŸlenceli, çok masalsı... Bu kitap, sanki bir arayışın öyküsünü anlatıyor. Paul Auster romanlarındaki gibi görünen gerçekliÄŸi deÄŸil, daha da ötesini -ya da gerisini. Yirmi üç yıldır kitap, dergi, ansiklopedi üreten Boyut Yayınları`nın sahibi Bülent Özükan bilim adamı dostları ve ekibiyle birlikte eski zamanın genel kültür ansiklopedisi sayılan Cihânnümâ isimli tarihi kitabı tekrar tekrar elden geçirerek, sayısız denemeler sonucunda yeniden yayımladı. Kitapta, Özükan`ın hayattaki baÅŸarıları anlatılmıyor elbette... İlki ordu katibi Katip Çelebi`nin notlarından 360 yıl önce doÄŸan Cihânnümâ, 78 yıl sonra İbrahim Mütefferika`nın eline geçmiÅŸ, içeriÄŸi bir kat artarak bu ilk matbaacımız tarafından bazı zenginlere ve elbette Saray`a sunulmuÅŸtu. Bülent Özükan yıllar sonra Cihânnümâ`yı orijinalini koruyarak deÄŸiÅŸik bir `boyut`ta hazırlayıp, örneÄŸine ancak müzelerde rastlanabilecek bir esere imza attı. Tabii ki beÅŸ yıl boyunca ona yardımcı olan özverili ekibiyle (Murat ÖneÅŸ, Orhan KoloÄŸlu, Mustafa Kaçar, Füsun Savcı, İbrahim Yılgaz...) Yöneticiler hep kendi hayatlarını anlatan `özel` kitaplar yayımlar. Sizse bambaÅŸka bir çalışma yapmışsınız. Neden böyle zorlu bir iÅŸe giriÅŸtiniz?Ben masanın öbür tarafında, çalışan kısımda daha çok oldum. Burada arkadaÅŸlarımla birlikte yirmi üç yıl önce Boyut`u kurdum. Uzun süreler İletiÅŸim Yayınları`nda ve diÄŸer gazetelerde çalıştım. Dolayısıyla kendimi ÅŸanslı hissediyorum ve o yüzden de insanın zevk aldığı ÅŸeylerden,kendinden bahsetmesi çok hoÅŸ olmaz diye düÅŸünüyorum. Ondan sadece insanın kendisi hoÅŸlanır. Halbuki zevk, paylaşılan bir ÅŸeyse, baÅŸkaları da bundan zevk alıyorsa çok deÄŸerli ve doÄŸal olanı odur. Nereden aklınıza geldi Cihananüma? Az çok araÅŸtırmalarım ve tarihe merakım nedeniyle bildiÄŸim bir ÅŸeydi ama ilk defa bir müzayede katalogunda görmüÅŸtüm. Konuyla ilgilendim ve bir ÅŸekilde onu satın aldık ve uzun bir süre arÅŸivimizde bir kitap olarak kaldı. Elinizde böyle güzel bir kitap var. Adı biliniyor ama içinde ne yazdığını kimse bilmiyor. Çünkü internet bilgileri ve ansiklopedi bilgilerinde karşınıza çıkan ÅŸeyle kitabın bir alakası da yok.Nedir bu kitabın öyküsü, biraz anlatır mısınız? Cihânnümâ`yı 1648 yılında dünyanın hızla deÄŸiÅŸtiÄŸi bir dönemde Katip Çelebi yazmış. Osmanlı`nın bilgilerin havada uçuÅŸtuÄŸu bir döneminden notlar... `Gökyüzünde bir yıldız daha buldum, meÄŸer gezegen sayısı beÅŸ deÄŸil altıymış gibi, altı da deÄŸilmiÅŸ yediymiÅŸ` denilen yıllar... Bunun üzerine 1654`te bunu yeniden yazma gereÄŸi duyuyor. Bu arada Katip Çelebi`yi de araÅŸtırdınız mı? Katip Çelebi`nin `Katip` olma nedeni, ordu sefere çıkarken katip olarak orduyla gitmesinden geliyor. DönüÅŸte ordu ganimetleri toplarken, o da kitapları alıp geliyormuÅŸ, öÄŸrendiÄŸim kadarıyla. Kendini öylesine zenginleÅŸtiren, aslındaentelektüel bir insan... Yirmiden fazla kitabı var. Yazdığı her ÅŸeyi Saray`a teslim ediyor ve karşılığında bahÅŸiÅŸ gibi bir ÅŸey alıyor. Eserin ilkyazım öyküsü böyle bir ÅŸey. O dönemde sadece Osmalı`da deÄŸil bütün dünyadaki kitaplar bir yüce makama hoÅŸ vakit geçirtmek için yazılan ÅŸeyler. Din dışı kitapların amacı böyle bir ÅŸey, ucundan bilgilensin, eÄŸlensin diye yazılan ÅŸeyler... Bu yüzden bazı yerlerde takıldık, bilgi eksikliÄŸi çektik. Anlatılan çok küçük bir ülke ama çok uzun bilgiler veriyor. Ülke çok büyük ama bilgi az bu kez. Biz çok daha efektif ve açıklayıcı bir özet yaptık. Ülke bilgileri ve astronomik bilgiler veriyor daha ziyade. Sonra Müteferrika devreye giriyor herhalde... Bunun üzerinden yıllar geçiyor ve sonra bu İbrahim Müteferrika`nın eline geçiyor. Saray`a gidip `Ben, matbaa diye bir ÅŸey var onu kuracağım` diyor. Saray`dan yardım alarak bir matbaa kuruyor. O sırada Åžeyhülislam`Elime geçen bir kitap var, onu bas` diyor... Bu arada Katip Çelebi ölmüÅŸ, aradan 76 yıl geçmiÅŸ. Müteferrika, Åžeyhülsilam`ın verdiÄŸi kitaba bakıyor ve çok beÄŸeniyor ama yazımından sonraki geliÅŸmeleri de kitaba eklemek istiyor. Yeni bilgileri kitaba eklemeye baÅŸlıyor. Sonuçta Katip Çelebi`nin kitabına 325 sayfa daha ekliyor. Kitabı güncelliyor yani. Sonuçta 698 sayfalık bir Cihânnümâ basılıyor. Bu arada da saraydan kendisine verilen el yazması kopya da kayboluyor. Orijinal yok. Kitab-ı Cihânnümâ`nın içinde onu en deÄŸerli kılan 52 sayfa tutarında 40 levha tabir edilen, teker teker dünyayı anlatan haritalardır. Astronomi, uzayı anlatmaya çalışan ÅŸekiller, bunların hazırlanması öyle zor ki. Hattatlar, kitap kopyacıları, çeÅŸitli sanatçılar devreye giriyor ve yapımı beÅŸ yıl süren bu eseri İbrahim Müteferrika basıyor. Baskı adedi 500. Siz ne kadar uÄŸraÅŸtınız peki bu kitapla? Muhtemel en az Müteferrika kadar uÄŸraÅŸmışsınızdır... Bizde de beÅŸ yıl sürdü. Bizimkisi keyiften biraz... Oradaki serüvende, kitabı basıyor ama sokakta okuma yazma bilen yok, yine tek okur Saray. Kitab-ı Cihânnümâ 500 basılıyor ve Müteferrika öldüÄŸünde en deÄŸerli hazinesi kitapları oluyor. Cihânnümâ`nın 250 tanesi sonra depoda bulunuyor. Biz de yayıncıyız. İşimiz tek olanı çok hale getirmek. İyi bir kitabı da herkesle paylaÅŸmak çok güzel bir ÅŸey. Bilginin paylaşılması, paylaÅŸmak ama anlaşılır olması çok önemli. Neler eklediniz bu kitaba, çaÄŸdaÅŸ bir Mütteferika olarak? Kitabı Türkçeye çevirmezseniz, Osmanlıca olmasının ötesinde, yazıya da fotoÄŸrafa bakar gibi bakıyorsunuz, fotoÄŸrafa bakınca anlamak mümkün ama yazıda bu mümkün deÄŸil. Ben bunu paylaÅŸacağım ama bunun ne olduÄŸunu önce benim öÄŸrenmem lazım demeli. ÖÄŸrendiÄŸimi de okuyucuyla paylaÅŸmam lazım. Herkese göre farklı. Çünkü kimine göre bu Osmanlı`da ilk coÄŸrafya kitabı, kimine göre atlas, bazı tarihçilere göre bir ansiklopedi. Biraz doÄŸru ama hepsi külliyen yanlış. Biz öncelikle kitabı Türkçeye çevirdik. Pek kolay olmadı bu. Türk Dil Kurumu`nun bir çevirisi var ama ondan da bir ÅŸey anlaşılmıyordu. Orhan KoloÄŸlu, bugünün okuyucusuna heyecan verecek ÅŸekilde mealen ve bugünün bilgisine gönderme yaparak bir çeviri yaptı. Zaten Kitab-ı Cihânnümâ`yı aynen basmadık, kitabın önsözünde de belirttiÄŸimiz gibi postmodern bir `Cihânnümâ` kitabı yaptık. Aslında Kitab-ı Cihânnümâ üzerine bir kitap yaptık. Fakat kitabın içerisinde Cihânnümâ kitabının tıpkıbasımı da var. Bunun bir de Topkapı Sarayı`na kayıtlı kopyası var. 698 sayfa, 40 levha, 56 sayfadan oluÅŸan koleksiyonun aslı var. Biz o kopyanın aslının tamamının tıpkıbasımını koyduk. Burada bir tarih araÅŸtırmacısının bunun tamamını okuyabileceÄŸi ÅŸekilde. Bunu internete de koyuyoruz. Artı kitapta tıpkıbasımdaki her üç sayfa için, mealen bir özet bir tercümesi ve İngilizcesi var. Yabancılar da anlasın diye. Yabancılar ilgi gösteriyor mu Cihânnümâ`ya? Biliyorlar. Fakat önce kendimiz için yaptık bu kitabı. Astrolojik ÅŸekilde ne anlatıyordu,üstündeki bilgileri açıklayamazsanız bir ÅŸey anlaşılmıyor. Beyaz geceler yaÅŸayan ülkeleri yarı gündüz diye niteleyen bir kitap. Biz bunları iÅŸte haritalardaki burçları, yıldız geçiÅŸlerini, okuyana da, bakana, da bu açıklamalarla keyif veren bir ÅŸeye dönüÅŸüyoruz. Sonuçta 300 Yıl sonra İbrahim Mütferrika`lık yapıp mevcudiyetteki metne yeniden bir ÅŸeyler ekledik. Postmodern dediÄŸimiz bu kitabın yeniden yaratılmasıdır. Biz, o günün modern olan bir kitabını yeniden modernleÅŸtirip postmodern bir Cihânnümâ yaptık. CİHÂNNÜM Çeviren: Füsun Savcı Boyut Yayın Grubu 2008 208 sayfa 325 YTL http://www.haberx.com |


