| Fatma Aliye Hanım Kimdir? |
İlk Türk kadın romancısı olarak bilinen ve 50 TL`nin üzerinde resmi
bulunan Fatma Aliye Hanımı tanıyalım
Ekim Kitapları`ndan çıkan eseri sadeleÅŸtirerek yayıma Orhan Sakin hazırladı. Osmanlı`da kadın hayatının anlatıldığı kitapta günümüzde çok fazla bilinmeyen bir dünyaya kapılar açılıyor. Kitap, Batılılar tarafından en çok merak edilen ve üzerinde en çok spekülasyon yapılan Osmanlı`da kadınların günlük yaÅŸamları, harem hayatı ve cariyelerin yaÅŸantıları, ramazan, oruç, çok eÅŸlilik, boÅŸanma, moda, kadının ev hayatındaki rolü gibi sosyal yaÅŸama ait konuları ele alıyor. Kitapta ayrıca `güzellik kavramı, kadın-erkek iliÅŸkisi, kadınların hakları, kutsal kitapların konuya yaklaşımları, Hıristiyanlar ve Müslümanların birbirleri hakkındaki yaklaşımları, Kuran`da ve İncil`de Haz. İsa ve Muhammed`in nasıl yer aldığı gibi dini ve felsefi konular da ele alınmıştır. Diyaloglar ÅŸeklinde kurgulanmış olan canlı tasvirlerle konuların anlatıldığı kitapta günümüzde bizlerin de yanlış olarak bildiÄŸi bir konu bakın nasıl ortaya konmuÅŸ: Matmazel: `Biz Türk kadınlarının hepsinin gayet ÅŸiÅŸman olduklarını duymuÅŸtuk. ÅžiÅŸman olmayanı pek az bulunurmuÅŸ.` `Acaba niçin öyleymiÅŸler?` `Evde kapalı olup pek nadir olarak sokaÄŸa çıktıkları için. Lakin geldiÄŸimizden beri dikkat ediyorum içinizde ÅŸiÅŸman olanı pek az. Hem de BeyoÄŸlu`ndan vapura gelinceye kadar sokakta pek çok örtülü kadınlar gördük.` Osmanlı`nın ileri gelen devlet adamlarından Ahmet Cevdet PaÅŸa`nın kızı Fatma Aliye, yazdığı eserlerinde batılıların Türk kadınına ve aile hayatına yönelik doÄŸru bilgileri edinmeleri için çaba sarfetmiÅŸti. Kitap, Fatma Aliye`nin bu çabalarının en güzel ürünlerinden birisi. Fatma Aliye, Batılı kadınların Osmanlı aile hayatında çok merak ettikleri cariye konusunda bilmediÄŸimiz birçok konuya açıklık getirmektedir. Mesela cariyeler ücret alırlar mıydı? Kaç yıl cariyelik yaparlardı? Cariyelikten ayrıldıktan sonraki yaÅŸamları nasıl olurdu?. Bunları kitaptan ayrıntılı olarak öÄŸreniyoruz. İşte bazı örnekler: `...Cariyeler bir candır. Her canın arzu ve hevesi vardır. Belki o gün canı hanede bulunmayan bir yemiÅŸi ister. Belki efendisinin yaptığı elbiseden baÅŸka türlüsüne özenir. Bunları da kendisine verilen aylığıyla ya da aylığından biriktirdiÄŸi paralar ile alır.` `Bunu örf ve gelenek belirler. Cariyelerin hizmet süresi kesin olarak belirlenmiÅŸ deÄŸilse de `Dokuz sene hizmet ettikten sonra cariyeyi azat ediniz, yeterli gücünüz ve servetiniz yoksa azat edecek bir hayır sahibine satınız.` diye ÅŸeriat emretmiÅŸtir. Buna karşın örf ve gelenek bir derece daha ileri gitmiÅŸ ve yedi sene sonra cariyelerini azat etmeyenler ayıplanır olmuÅŸtur. Dindar ve hayır sahibi köklü büyük ailelerde ise bu kadar da tutulmaz.` Bütün bunların yanında `Cariyeler nerelerden geliyordu ve cariyelikleri sona eren kızlar ne yapıyorlardı?` gibi ve benzeri daha pek çok aklımıza gelebilecek soruların cevabını kitapta bulabilmekteyiz. Osmanlı`da ev idaresinde kadının yeri, hakları ve sorumluluÄŸuna ayrıntılı anlatırken Fatma Aliye, bu konudaki bilgisinin geniÅŸliÄŸini göstermiÅŸ ve aynı konuyu Batılı kadınlarla karşılaÅŸtırmalar yaparak ortaya koymuÅŸtur. `Matmazelin yanlış olan bu bilgisini de düzelttim: `Bizde kadınlar evlerde kapanmazlar. Her istedikleri vakit sokaÄŸa çıkabilirler. Çarşıya gidip alış veriÅŸ ederler.` Madam: `Türk kadınları kocalarının elinde esir gibidir. Kocalarından izinsiz hiçbir ÅŸey yapamazlar diye iÅŸitmiÅŸtik.` `Her millette kadınların kocalarına itaat etmeleri vazifeleridir. Fakat bu husustaki görevler Hıristiyanlarda Türklerden daha da ağırdır. Zira sizde nikâh anlaÅŸmasına zevcenin her ne olursa olsun, kocasına tabi ve baÄŸlı olması ÅŸart olarak yazılır... kadınlar kocalarının izni olmadan hiçbir malı satamazlar...` Fatma Aliye sadece kadın konusuyla yetinmemiÅŸ, yeri geldikçe Batılıların pek bilmedikleri konulardan olan Müslümanların İncil ve Hz. İsa konularına da girmiÅŸtir. `Siz İncillere de inanır mısınız?` diye sorusunu yeniledi rahibe. `Evet, Cenabı Hak tarafından Hazreti İsa`ya İncil-i Åžerif namında bir kitap indirdiÄŸine inanırız. Zira Kuran-ı Kerim`in pek çok yerlerinde İncil geçmektedir. İncil-i Åžerif`in bazı içeriÄŸi Kuran-ı Kerim`de de yer alır. Hatta Hazreti İsa`nın `Benden sonra Ahmet adında bir peygamber gelecek`, diye müjdelemesi de Kuran-ı Kerim`de açıktır. `Bu ne demek? Ben öyle bir rivayet bilmiyorum.` `Yuhanna İncil`inin on dördüncü on beÅŸinci on altıncı fasıllarına bakalım!`, dedim ve İncillerin Fransızca nüshasını kütüphaneden çıkardım.` {mosgoogle]} http://www.samanyoluhaber.com Tags:
|


