PADİŞAHLARDAN FARSÇA BEYTLER

Sultan II. Bayezid’in Farsça beyiti;

هر دود که بالا رود از سینۀ چاکم

ابری شود و گریه کند بر سر خاکم

Yaralı yüreğimden yanık göğsümden yükselen, yerden göğe çıkan her bir ah, buhar ve bulut olarak başımdan aşağı ve mezarıma dökülür yani yağmur halinde halime ağlar.

Fatih Sultan Mehmed, fethi takiben İstanbul’a girişinde Bellarkerna sarayına ayak basar basmaz şu beyiti söylemiştir;

 
OSMANLICA YA İLGİ ARTTI

http://su-ramu.com/images/Poyraz-hat5.jpgKonuyla ilgili AA muhabirine bilgi veren Yıldız Teknik Üniversitesi(YTÜ) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatmagül Demirel, halk arasında Osmanlı Türkçe`sini öğrenme isteğinin arttığını belirterek, bunda dizilerin ve televizyonlardaki tarih programlarının da büyük etkisinin olduğunu söyledi.

Demirel, yaygın olarak kullanılan Osmanlıca tabirinin yanlış olduğunu, eski yazıya Osmanlı Türkçesi denmesi gerektiğini belirtti.

 
NAZIM'IN ÜNLÜ DİZELERİ YAVUZ'UN ÇIKTI

http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2011/06/file_668811.jpgÜnlü Şair Nâzım Hikmet`in, `Davet` şiirinde geçen ve kardeşliğe atıfta bulunmak için siyasetçilerin sık sık okuduğu `Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine` dizelerini şairliğiyle bilinen Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim Han`ın yazdığı iddia edildi.

Yavuz Sultan Selim`in hayatını romanlaştırmak için arşiv belgelerini tarayan Tarihçi Yazar Hasan Basri Bilgin, sözkonusu satırların `Selimî Divanı`nda geçtiğini söyledi. Dizeleri, Hayat Yayınlarından çıkan `Efe Türk Yavuz Han` isimli tarihi romanına da taşıyan Yazar Bilgin şu bilgileri verdi:

 
İNGİLİZ SERVETİ FÜNUNCULAR

Bir kısım Türk aydınının gerek muhaliflerle gerekse devletle olan siyasi mücadelesinde başarıya ulaşmak için başvurduğu yollardan birisi de yabancı bir ülkenin desteğini aramak olmuştur. Fikir ve siyaset hayatımız açısından düşündürücü, aynı zamanda üzücü olan bu durumun kimseye faydası olmadığı ise ortada. Bununla beraber Türk aydınının siyasi amaçlarını gerçekleştirmek uğruna böyle bir yola başvurmasının sebepleri arasında devletten kaynaklanan hataları da unutmamak gerekir. Devlet, yönetilenlerle idare edenler arasında aracılık görevi üstlenen bu kesimin ülkenin sorunlarıyla alâkalı çözüm önerilerini dikkate almalı, eleştirilerinden faydalanmalı, hepsinden önemlisi kendisine yöneltilen her türlü eleştiriyi yıkıcı bir tehdit olarak algılamamalıdır. Bu yapıldığı takdirde aydınların çözüm için başka kanallara yönelme durumu büyük ölçüde ortadan kalkacaktır.

 
NECİP FAZIL'I ANIYORUZ

http://www.resimsakla.com/data/media/6/necip-fazil_kisakurek.jpgBİRKAÇ günden beri, elimde, Ahmet Kaplan'ın: İŞTE NECİP FAZIL isimli önemli bir kitabı var. Eser, Türkav (Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı) yayınları arasında çıkmış.

İşte Necip Fazıl'ı büyük bir dikkatle ve zevkle okudum!

Necip Fazıl, bizim fikir ve sanat dünyamızın dehalarından biri. 1978 yılında, İstanbul'da, Atatürk Kültür Merkezi'nde Samet Ağaoğlu ile konuşurken bana demişti ki: 'Necip Fazıl, bir dehadır. Türkiye'ye yüzyılda bir Necip Fazıl ancak gelir.'

Bu, doğru bir tespit, 'Türkiye'ye yüzyılda bir Necip Fazıl ancak gelir ama, Türkiye o dehanın kıymetini bilemez. Necip Fazıl'ı yeteri kadar okuyamaz; yeteri kadar anlayamaz. Bir beytinde demişti ki:

 
TÜRKÇE DE AKRABALIK ISTILAHLARI
http://img.webme.com/pic/g/gizliilimler/turklerin_anayurdu.jpgTürk dilinde akrabalık münasebetlerini ifade eden ıstılahların en mühimleri şunlardır:
Ata, kan Baba, (Pater).
Ana, ög Ana (Mater).
Oğul Erkek çŒocuk (filius).
Kız Kız (filia).
Aga, eci Büyük birader.
Singil KüŒük kız kardeş.
Abaga Amca.
Tagay Dayı.
ApuŞka, er Koca, zevc.

 
DİP NOT KULLANMA VE KAYNAKÇA

http://www.tozlukitap.net/Resimler/AnaResim/Kitap1.jpgDİPNOT: Dipnot, metin içinde yazılan rakam ve sayfanın altında aynı rakamın karşılığında kaynağının künyesinin belirtilmesi ile yapılan açıklamadır. Bir eserin nitelikli olması için, dipnotun (veya alt not’un kullanılması) şarttır. Dipnot bir araştırmada bilgilerin hangi kaynaktan alındığını göstermek için veya bazı kelime ve terimlerin açıklanmasının icap ettiği durumlarda verilebilir. Dipnot düşülürken genellikle iki usul takip edilmektedir.

1. Her sayfanın altına

2. Bölüm sonuna

 
% KAÇ MÜSLÜMANIM

            http://www.ikraislam.biz/resimler/kitaplar/140.jpgBu kitapçığı, (masanızda ya da kemerinize takılı) play düğmesine basılmış volkmeninizdeki 90’lık bir kaset içinde sizinle konuşuyormuşum gibi hissederek okumaya çalışın.

            Gönül isterdiki bu kitapçığın ulaştığı herkesle tek tek muhatap olup aynı ortamda dertleşelim... Ama bunun imkân haricinde olması sizlerle sahifeler arasında konuşmama sebep oldu. Hiç yoktan iyidir tabi...

            Bu kitapçıkla kütüphanenizi işgal etmek istemezdim ama bir çok insanın; niçin yaşadığını, yarın kime nasıl hesap vereceğini unutup, başıboş kalınacağını zannedercesine hayat sürmeleri ve sadece dil ile kelime-i şehadet getirerek cennete gireceklerini zannetmeleri doğrusu bir müslüman olarak beni çok üzdü.

 
ANSİKLOPEDİK DİNLER SÖZLÜĞÜ

http://www.dw-world.de/image/0,,1937024_1,00.jpgAnsiklopedik Dinler Sözlüğü Hristiyanlık,Yahudilik, İslamiyet, Hinduizm, Budizm gibi bugün yaşayan Dinlerle ilgili terimleri ihtiva ettiği kadar Mısır, Roma ve Yunan, İran, Çin Dinleri gibi Dinlerle de ilgili bir çok terim ihtiva etmektedir. Ülkemizde, bu tür çalışmaların oldukça az olması, bu çalışmanın Ülkemiz açısından yararını ortaya koymaktadır. Ansiklopedik Dinler Sözlüğünün en orijinal yönü Türk Kültürü ile ilgili bir çok maddeyi de içinde toplamış olmasıdır. Hem geçmiş Medeniyet ve Dinlerin Kültürel mirasını hem de bugünün Dini Dünyasının Terminolojilerini ihtiva eden Ansiklopedik Dinler Sözlüğü, Ülkemizin Kültürel hayatına önemli katkılar sağlayacağını ümit etmekteyim.

 
KÜTÜPHANE YAKMAK GİBİ

http://www.hasanceran.com/bulten_eylul/hat-sanati-malzemeleri-araclari.jpgMeşhur İngiliz tarihçisi Toynbee, " A study of History" isimli kitabında, harf inkılâbını değerlendirerek, "Türkler harf inkılâbıyla, kendi kaynaklarına el atmak hususunda yabancılardan farksız oldular " demekte ve söyle devam etmektedir:

" Günümüzde Hitler, kendi düşüncesine karsı olan bütün ilmi hazineleri kökten yok edip kaldırmanın yolunu tutmuştu. Ne var ki, matbaanın icad edilmiş olması, bu faaliyeti bir nevi imkânsız hâle getirmiştir ?

 
İDAM ETTİREN ŞİİR

http://tarihvemedeniyet.org/wp-content/uploads/2010/11/divan-siiri.jpgŞiir, ilk insandan beri vardır. Bilindiği üzere ilk insan olan Hazret-i Âdem aynı zamanda bir peygamberdi. İlahi kitaplarda anlatıldığı üzere iki oğlundan Hâbil ve Kâbil arasında geçen hadise en nihayetinde bir cinayet ile neticelenmişti. Kâbil, kardeşi Hâbil’i öldürmüştü. Bir baba olarak üzüntüsünü dile getiren  getiren Hazret-i Âdem’in bu olayı müteakip söylediği bir mersiye ile (ölüm üzerine yazılan manzume) onun şiir söyleyen ilk kişi olduğu belirtilir.

Öyleyse şiir çok etkili ve hislerin terennümünde pek tesirlidir. Ama şiir kimi zaman kişinin başına çok dertler de açmıştır. 16. asır şairlerden olan Figani’de olduğu gibi…

Figani, Kanuni Sultan Süleyman devri şairlerindendir. O dönemde Türk şiiri büyük yükselme göstermiş, Bâki, Hayalî ve Fuzulî gibi şahsiyetler hep bu devirde yetişmişlerdir. Figani, Trabzon doğumludur. 1500’in başlarında doğmuş ve 1532’de idam edilmiştir. Buna bakarak otuzlu yaşlara yakın, dünyadan ayrıldığı anlaşılır. Çok kuvvetli bir şairdi. Eğer daha çok yaşasa idi bir Fuzuli kadar şiir gücünü ispat edecekti. Ama olmadı, genç yaşta ölümü tattı. Peki neden?

 
İLK TÜRK ATASÖZLERİ

http://www.vatanbir.org/rsm/dede-korkut-1216034366.jpgErdemlig kişi erdinin birle tüz ol,erdemsez kişi etük içindeki uylak birle tüz ol.
(Erdemli kişi cevherle birdir,erdemsiz kişi çizme içindeki taban astraıyla birdir)
Kimning tamırı yogun bolsar kanagı yingil
(Kimin damarı kalın olsa,kan almak kolay olur)
Er kutı beling suv kutı tering.
(Yiğidğn kut'u (değeri)korkulu zamanda,suyun değeri derinliğinde)
İt karı bolsar yatır ürür
(İt kocayınca yatıp ğrğ)

 
OSMANLI'NIN BİLE RESMİ DİLİ TÜRKÇEYDİ

http://www.dusuncesistem.co.cc/resimler/turkce.jpgTarihçi Erhan Afyoncu, son dönemde gündemde olan iki dil konusuna çarpıcı bir örnekle yaklaşıyor...

Türkiye iki dilli bir yapıya götürülmeye çalışılıyor. Ancak onlarca milletten oluşan Osmanlı İmparatorluğu`nda bile resmi dil Türkçe olmuş, Meclis çalışmalarında da Türkçe`den başka dil kullanılmamıştı.

Başta anadilde eğitim, iki dilli yapı gibi bazı meselelerin oturup çok ciddi olarak tartışılması ve Türkiye`nin geleceğinin planlanması gerekiyor. Birçok yazar meseleleri doğru bir şekilde ele almıyor ve yanlış bilgilerle kamuoyunu yanıltıyor.

 
SULTANLARIN DİLİNDEN
http://www.turistrehberleri.net/wp-content/gallery/karma/sultan_abdulmecid.jpg

Altı yüz yıl bir imparatorluğa ve üç kıtaya hükmeden Osmanlı padişahları, sadece ülkeleri değil, gönülleri fethetmek için de dertlenmişler. Bu nedendendir ki birçok Osmanlı sultanı şiir yazmış; edebiyatın, güzel sanatların en iyi örneklerini vermiş. Prof. Dr. İskender Pala, `Şiirin Sultanları` kitabında padişahların bazısı bilinen bazısı pek bilinmeyen bu şiirlerinden örnekleri bir araya getirmiş ve kitap Asya Finans tarafından yayımlanmıştı. `Şiirin Sultanları`, İstanbul 2010 AKB Ajansı Geleneksel Sanatlar Yönetmenliği, İBB Kültür AŞ ve Divan Edebiyatı Vakfı tarafından yeniden basıldı. Kitabın yeni hali için Gülbün Mesara başkanlığındaki A. Süheyl Ünver Atölyesi`nin ve Hüseyin Kutlu başkanlığındaki Uygulamalı Türk-İslam Sanatları Kütüphanesi sanatkârları, padişah minyatürlerini yeniden yorumladılar, şiirleri birer hat eseri olarak yazdılar, etraflarını tezhiplediler.

 
RÖNESANS DÖNEMİ İNGİLİZ TİYATROSUNDA TÜRKLER

http://www.thy.com/tr-TR/skylife/archive/images/2005_01_img/osmanli/large/osmanli02.jpgSıla Şenlen-Araş. Gör., Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı

Anabilim Dalı.

Osmanlı Türklerine ve Türk tarihini konu alan oyunlara karşı duyulan ilgi, Türklerin askeri gücü, Avrupa ve Hıristiyan dünyası için oluşturdukları potansiyel tehdit ve korku yanında 1580-1615 yılları arasında, Osmanlılara esir düşen Avrupalı denizci ve tacirlerden yayılan bilgiler ve “tevatür”lerden

de kaynaklanmaktadır. Bu sayede oluşan bilgi akımı, belge ve tarihçelerle de birleşip, halkın Osmanlılar hakkında daha fazla bilgi edinmesine ve onlarla ilgili oyunlara ilgi göstermesine yol açmıştır.

 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 7