| ZERDÜŞTLÜK KİTAPLARINDA HZ MUHAMMED |
|
Avesta, Eski İran’ın ve bugün Hindistan’da yaşayan İran asıllı Parsîlerin kutsal kitabıdır ve dili Pehlevîce, yani eski Farsça’dır50. Gathalar da, Zerdüşt’e nisbet edilen ve kutsal sayılan kitaplardandır51. Hz. Ali, Zerdüştlük dininin sapmasını şöyle tahlil ediyor: “Zerdüştlük başlangıçta kitap ve risalet sahibi, hak bir dindi. Aç gözlü güçlülerin ve zorbalığı destekleyenlerin elleriyle, zamanla tahrif edilmiştir.”52 Sâsânîler devrinde Zerdüştlük, düalist bir özellik kazandı53. Başlangıçta Ahura Mazda’nın sıfatları olarak kullanılan bazı kelimeler, sonraları özel isim olarak algılanmış ve ayrı zâtlar olarak görülmüş; böylece başka tanrılar ortaya çıkmış ve Zerdüştlük, bir şirk dini haline gelmiştir54. Hz. Peygamber zamanında ve daha sonraları, Zerdüştlük dini mensuplarına ehl-i kitap muamelesi yapılmıştır55. İran’ın fethiyle müslümanlar, Zerdüştî halkla ilişkiye girmişler ve onların inançlarını öğrenince, Zerdüşt’ün, ilâhî vahye mazhar olmuş bir peygamber olduğu sonucuna varmışlar ve onlara, ehl-i kitaba davrandıkları gibi davranmışlardır56. Zerdüşt’ün bir peygamber; Avesta’nın da bir kutsal kitap olduğunu düşünen bazı âlimler, bu kitaplarda da Hz. Peygamber’le ilgili müjde aramışlar ve bir müjde bulmuşlardır: Hz. Mesih ve diğer peygamberlerin, gelecekte gönderilecek bir elçinin gelişini haber vermeleri gibi, Zerdüşt de kendisine benzer birisinin geleceğini haber vermiştir. Onun adı, Saoşyant’tır; bu ad, ‘âlemlere rahmet’ anlamına gelir. Onun temel özelliği, ‘Astuat-erata’ yani ‘bütün halkları tutan veya biraraya getiren’ bir kişi olmasıdır. O, bütün insanlara rehberlik etmek ve onları ıslah etmek için gönderilmiştir57. Zerdüştî inancında bütün tarih, üç döneme ayrılmaktadır; her dönem dörtbin yıldır ve her dönemin sonunda bir Saoşyant zuhûr eder. En son Saoşyant da gelecek ve sonra kıyamet kopacaktır58. Yasht, 13, XXVIII, 129’da, putları kıracak olan Saoşyant (herkese, âlemlere rahmet) adında biri ile, keza Astuat-erata (halkı ayağa kaldıran)’nın geleceği önceden haber verilmiştir59. Kâdir-i Mutlak Tanrı, Peygamber Zerdüşt’e Avesta’da şu sözlerle hitap etmektedir: “Müslüman sahabe arasında en güçlüsü ey Zerdüşt, aslî şeriatine bağlı olanlar ya da dünyayı restore edecek olan (henüz doğmamış) Saoşyant’tan olanlardır.”60 Burada iki açık müjde vardır: Zerdüştlük’ü yenileyen birisinden bahsedilmesi ve bizzat Hz. Muhammed’in adının geçmesi. Hz. Peygamber, bütün dünya dinlerini ıslah etmiş ve dine yeni bir soluk vermiş ve bu din, sahabe aracılığıyla dünyanın birçok bölgesine yayılmıştır61. Avesta’nın bir başka yerinde şöyle denilmektedir: “Adı Muzaffer, Saoşyant ve Astuat-erate olan.O, bedenli bir varlık olarak, putperestlerden gelecek bir tahribe karşı duracaktır.”62 Bu ifade, Hz.Muhammed’den başka hiçbir peygambere bu kadar uymaz. Onun hayırlı ve muzaffer oluşu, Mekke’nin fethinde belli olmuştur. O, bütün insanlara rahmet olarak gönderilmiştir (Enbiyâ 21/107). O, hem putperestleri, hem de yoldan çıkmış Mazdekleri (Mecûsîleri) ıslah için gönderilmiştir63. Zend Avesta’nın ilk kısmı olan Vendidad’da ve ikinci kısmı olan Yasht’ta, Zerdüşt’ün, kendinden sonra ortaya çıkacak bir nesebi olduğundan bahsedilmektedir. Bir kadının Kansava Gölü’nde yıkanacağı ve gebe kalacağı; söz verilen peygamberi, ‘Astuat-erata’ yani ‘Saoşyant’ı doğuracağı anlatılmaktadır. Bu kişi, Zerdüştî îmânını koruyacak, şerri yok edecek, putlara ibadeti ortadan kaldıracak ve insanları Zerdüştlük dinine davet edecektir64. Bahsedilen Kansava Gölü,maddî bir göl değildir; o, Kur’ân’ın “Biz sana kevser’i verdik.” (Kevser 108/1) şeklinde bahsettiği, rûhî bir kaynaktır. Bu kevser, Kur’ân’ın ta kendisidir; o, bütün peygamberlerin ortak mesajını içerir65. Zerdüştî îmânın korunuşu ile ilgili haber de, şu örnekte görüldüğü gibi, gerçekleşmiştir: Zerdüşt şöyle demiştir: “O birdir; sayı olarak değil.” Kur’ân’da da şöyle geçer: “Deki o Allah birdir.” (İhlas 112/1)66 |


