| Protestanlığı Türkler`e borçlular |
|
Alman Thilo Sarrazin Türkler`e karşı aÅŸağılayıcı ifadeler kullandı. Ancak Sarrazin, Protestanlık sayesinde sanayi ülkesi olan Almanya`nın Protestanlığını Türkler`e borçlu olduÄŸunu unutuyor. Almanya Merkez Bankası(Bundesbank) Yönetim Kurulu üyesi Thilo Sarrazin Türkler`e ve diÄŸer göçmenlere yönelik ağır hakaretlerde bulundu ve aÅŸağılayıcı ifadeler kullandı. Ülkesindeki Türkler`e karşı olumsuz politikalar izleyen Almanlar tarihi unutuyorlar. Bugün önemli bir kısmı Protestan olan ve Protestanlık sayesinde büyük bir sanayi ülkesi hâline gelen Almanya bu özelliÄŸini Türkler`e borçlu. Protestanlık, Osmanlı seferleriyle hayat buldu Kanuni döneminde Avrupa`da ortaya çıkan reform hareketleri güçlü bir Katolik imparatorluk olan Habsburglar`a karşı geliÅŸebilmeÂsini, Osmanlılar`ın Åžarlken`e karşı yaptığı askeri baskıya borçludur. Bu dönemde Habsburg İmparatorluÄŸu akrabalık baÄŸlarıyla Avrupa`nın önemli bir kısmının hakimiydi. İtalya, İspanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Almanya ve Macaristan gibi ülkeler dolaylı veya direkt olarak Habsburg İmparatorluÄŸu`na baÄŸlıydılar. Osmanlılar`ın, Habsburglar`ın Avusturya kanadını yıpratmaları sayeÂsinde Protestanlık Almanya`da yayılmıştır. Osmanlılar, Protestan ve Kalvinistler`i her fırsatta destekleÂdiler. Avrupa`da tehdit altında olan Protestanlar, Osmanlı toprakÂlarına sığındılar. Osmanlı hakimiyeti altında bulunan Erdel, yani Transilvanya Kalvinist ve Unitarianlar`ın sığındığı en önemli yerdi. Birçok Protestan da Budin`e sığınarak dini inançlarını buÂrada rahatça yaÅŸayabildiler. Alman prensliklerindeki Protestanlar`a, OsÂmanlı hakiÂmiyeti altındaki Macar topraklarından, burada rahat bir dini hayat yaÅŸadıklarına dair mektuplar yazıldı. Mektuplarda Türkler`in Protestanlar`a, Katolikler`den daha iyi davÂrandığının anlatılması çok büyük bir propaganda aracı olarak kullanıldı. Türkler yüzünden Protestanlığı tanıdılar Luther yazılarında ve vaazlarında Türk tehlikesini büyüterek Katolik baskısından kurtulup dikkatlerin Osmanlılar`a çevrilmesi siyasetini güttü. Bu yüzden 1545`te Åžarlken ve Ferdinand Türkler`le barış antlaÅŸması yapmak istediÄŸi zaman Luther büyük bir tepki göstermiÅŸti. Nitekim Osmanlılar`la bir senelik ateÅŸkes yapan Habsburglar ilk iÅŸ olarak Protestanlar`ın üzerine yürümüşÂlerdi. Åžarlken, Türk saldırıları yüzünden Protestanlığın Alman prensliklerinde yayılmasını engelleyemedi. Ayrıca Habsburglar, Osmanlılar`a karşı koyabilmek için Protestan askerlerine de ihtiÂyaç duyuyorlardı. Protestanlar da cepheye asker göndermek için kendi dini düşüncelerinin tanınmasını ÅŸart koÅŸtular. Osmanlılar`ın, Kutsal Roma-Cermen İmparatorluÄŸu`na her saldırısı ProtestanlıÂğın kademe kademe güçlenmesini ve sonunda da 1555`te Augsburg`ta tam olarak tanınmasını saÄŸladı. BİZ İSTERSEK PAPAYLA LUTHER`İ AYNI MASAYA OTURTURUZ Kanuni`nin sadrazamı Makbul/Maktul İbrahim PaÅŸa`nın 1533`te Avusturya elçilerine karşı sarf ettiÄŸi ÅŸu sözler, hem Osmanlı yönetiminin Luther ve taraftarlarını nasıl yakından takip ettiÄŸini hem de Osmanlı`nın kendisine ne kadar güvendiÄŸini gösterir: `Kayserin kendi ülkesinde bile gücü ve itibarı yok. Bir konsil toplamayı bile baÅŸardı mı? Ben, Hristiyan hükümdarları toplantı yapmaya pekâlâ zorlarım. İstersem, onu hemen ÅŸimdi yaparım. Hristiyanlar, gut hastalığı, baÅŸ aÄŸrısı ve baÅŸka nedenler bulup gelmemek için mazeret de gösteremezler. Bir tarafa Luther`i ve diÄŸer tarafa papayı oturtarak, her ikisinin de bu konsili yapmasını saÄŸlarım`. (Zinkeisen, Geschichte des Osmanischen Reiches in Europa, II, Gotha 1853). PROTESTANLIK VE KAPİTALİZM En önemli düşünür ve sosyologlardan olan Max Weber iktisadi geliÅŸmeyi insan tipine ve onun zihniyet yapısına baÄŸlayan görüşleriyle bir çığır açmıştır. Max Weber`e göre kapitalizmin zorunlu ÅŸartı Protestanlıktan mülhem iktisat ahlâkıdır. Protestan ahlakı, müminlere dünya nimetlerinden sakınma ve çileci bir davranış öğütler. Kapitalizmde de üretimin geliÅŸtirilmesi için kârın büyük kısmının tüketilmeyip biriktirilmesi gereklidir. Bu açıdan Protestan ahlakı ile Kapitalizm arasında bir yakınlık vardır. Protestan ahlak sayesinde `Hak eÅŸitliÄŸi, düşünce özgürlüğü, kâr peÅŸinde koÅŸma, servet ve maddi baÅŸarıya saygı` gibi liberalizmin önemli prensipleri toplum hayatına yerleÅŸmiÅŸtir. Weber`e göre, ekonomik teÅŸkilatlanmadan önce ideolojik sebepler gelir ve onun ÅŸartlarını hazırlar. Kapitalizmin ruhu Protestanlığın ruhudur. BaÅŸlangıçta, diÄŸer ÅŸartlarla birlikte Protestan ahlâk iktisadi geliÅŸmeyi belirlemiÅŸken, geliÅŸtikten sonra Kapitalizm, Protestanlığı kendi yörüngesine çekerek bir açıdan onu belirlemiÅŸtir. Bugün
|


Aşağıladığınız Türkler`in ataları olmasa ne fabrikalarınız ne de mezhebiniz olurdu