Niçin Hoca Ahmed Yesevi?
Hoca Ahmet Yesevi, Ortaasya`dan Balkanlara TürklüÄŸümüzü Müslümanlığımızı öÄŸrendiÄŸimiz büyük veli

Dilimizin geliÅŸmesini, zenginleÅŸmesini O`na borçluyuz.

Dinimizin doÄŸru yorumunu O`na borçluyuz.

Milli Kültürümüzün, inançlarımıza sımsıkı baÄŸlı oluÅŸumunu O`na borçluyuz.

Kazakistan`ın Sayram kasabası`nda doğdu. Doğum tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte 1166 tarihinde 73 yaşında vefat ettiği tahmin edilmektedir. Babası İbrahim Ata(Şeyh İbrahim), annesi İbrahim Ata`nın bağlılarından Sayram`lı Musa`nın kızı Ayşe Hatun..

İsmi Ahmet, lakabı `Yesevi`.. Yesi`li Ahmet / Ahmet Yesevi.. Künyesini, doÄŸduÄŸu yer olan Sayram`dan deÄŸil, ilk öÄŸrenimini yaptığı; ününü ve hizmetlerini kıt`alar ötesine taşıyacak fikri yoÄŸunluÄŸun saf, temiz, gencecik sinesine yüklendiÄŸi `Yesi`den aldı.

Ahmet Yesevi, tarihteki adıyla Pir-i Türkistan yani Türklerin Piri`dir. Milletimizin en önemli öÄŸretmenidir. Milliyetimizi yoÄŸuran insandır. GeçmiÅŸimizin aydınlığı Ahmet Yesevi`dir. GeleceÄŸimizin kökleri ise geçmiÅŸimizin içindedir.

Türk Milliyetinin hamurkârı olan Ahmet Yesevi, Türkiye dışındaki Türk Dünyası`nda çok iyi tanınır ve bilinir. Bununla birlikte ülkemizde de bilen ve tanıyan az deÄŸildir. Büyük ÅŸairimiz Yahya Kemal Beyatlı; `Åžu Ahmet Yesevi kim? Bir araÅŸtırın göreceksiniz. Bizim milliyetimizi asıl O`nda bulacaksınız?` demektedir...

Ahmet Yesevi, ilk Türk-İslâm mutasavvıfıdır. Türk aydınlarının Arapça ve Farsça yazdığı bir dönemde ilk defa Türkçe dini-tasavvufi ÅŸiirler söyleyen insandır. Ahmet Yesevi`nin öÄŸrencileri ve takipçileri, O`nun `Hikmet` denilen ÅŸiirlerini yüzlerce yıldan beri tekrarlayarak Türk dilinin ÅŸiir dili olarak geliÅŸmesini saÄŸlamışlardır. Ahmet Yesevi, Türklere İslamı anlatmak için `Farsça`yı çok iyi bilmesine raÄŸmen` hikmetlerini Türkçe yazmış ve söylemiÅŸtir. Bunun sonucunda Hikmetler, Türk Dünyasının her yerine yayılmış, Türkçe canlanmıştır... Yesevi`nin yolundan gidenler, Türkçe söylemiÅŸlerdir. Bu manada Ahmet Yesevi olmasaydı, güzel Türkçemiz bu kadar yaygın bir ÅŸekilde varlığını sürdüremeyecekti. Yunus Emre, bir Ahmet Yesevi öÄŸrencisi ve Yesevi izleyicisidir. Yolun en büyük ÅŸairidir. Åžiirlerinin ilham kaynağı Ahmet Yesevi`dir ve hatta bazı ÅŸiirleri Yesevi Hikmetlerinin tekrarlanmış ÅŸeklidir.

Daha saÄŸlığında, binlerce öÄŸrenci, Ahmet Yesevi mektebinden aldıkları inanç, bilgi ve bilinci Horasan`a, DeÅŸti Kıpçak diye adlandırılan Kuzey Türklük bölgelerine, Diyar-ı Rum(Roma Diyarı) diye adlandırılan Anadolu`ya ve Avrupa TürklüÄŸüne ulaÅŸtırmışlardır.

Anadolu`da ve Rumeli`de Türk varlığının kökleÅŸmesinde en büyük hisse yine Yesevi takipçilerinindir. Osmanlı Devleti`nin manevi kurucuları olan Åžeyh Edebaliler, Hacı BektaÅŸ Veliler, Geyikli Babalar, Ahmet Yesevi`nin takipçileridir. Ahmet Yesevi`nin Anadolu`ya gönderdiÄŸi Hacı BektaÅŸ Veli, Osmanlı ordusunun belkemiÄŸi olan YeniçeriliÄŸin manevi öÄŸretmeni (piri) idi. Yine, Ahmet Yesevi`nin Hacı BektaÅŸ`a yardımcı olarak gönderdiÄŸi Sarı Saltuk, Balkanlarda Müslümanlığı kökleÅŸtiren kiÅŸidir. Bursa`nın fethini hazırlayan Geyikli Baba, bir baÅŸka Yesevi takipçisidir.

Yesevi öÄŸrencileri, Anadolu`nun TürkleÅŸmesi yıllarında, 12`nci, 13`üncü ve 14`üncü yüzyıllarda, gerektiÄŸi zaman savaÅŸçı derviÅŸler olmuÅŸlar `Alperen` adını almışlar, savaÅŸmışlar ve savaşın ruhu olmuÅŸlardır. GerektiÄŸi zaman ticarete ahlak ve disiplin getiren ahlak savaÅŸçıları olmuÅŸlar `Ahi` adını almışlardır. Kadınların aydınlanması yolunda uÄŸraÅŸmışlar `Bacıyan` olmuÅŸlardır. BoÅŸ arazileri canlandırmak ve yeÅŸertmek iÅŸini üstlenmiÅŸler, yolların güvenliÄŸini saÄŸlamışlardır. Gönüllerde inanç, zihinlere bilgi ışığını saçan aydınlatıcılar olmuÅŸlardır. Osmanlı`nın temeli Gaziler, Ahiler, Bacılar ve Abdal`lardır. Bunun için de insanlık tarihinin en büyük baÅŸarısı ortaya konulmuÅŸtur.

Ahmet Yesevi, binlerce yıllık Türk Töresi`nin verdiÄŸi doÄŸru ölçülerle de donanmış bir kiÅŸi olarak; İslamı doÄŸru anlamış ve dosdoÄŸru anlatmıştır. Milliyetin temeli `dil` ve `din` ise, biz dilimizin edebi hayatiyetini ve Müslüman oluÅŸumuzu ve hatta Müslümanlık anlayışımızı geniÅŸ ölçüde Ahmet Yesevi`ye borçluyuz.

BeÅŸyüz yıl önce Avrupa`da, dinlerinden ötürü iÅŸkenceye ve yok edilme tehdidine maruz bırakılan ispanya Musevilerini gemiler göndererek İstanbul`a getiren Osmanlı Hükümdarı II. Beyazıt, bu anlayışın takipçisi ve uygulayıcısıydı. Bu anlayışa bugün de bütün insanlığın ihtiyacı vardır.

Kaynak: http://www.yesevi.edu.tr

{mosgoogle}

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile