| Ilımlı` İslam/Milliyetçilik |
Türklük ve İslamiyet, et ve tırnak gibi birbirinin içine geçmiş, adeta birbirleri ile özdeşleşmiş iki temel olgudur.
Ziya Gökalp, imparatorluğun son dönemlerinde `kurtuluş reçetesi` olarak ortaya çıkan `yerli` akımları tek bir potada harmanlayarak, Türk milliyetçiliği hareketini `Türkleşmek, İslamlaşmak, Çağdaşlaşmak` temeli üzerine oturttu. Dışarıdan dayatılan ideolojiler karşısında sürekli kendini yenileyen hareket, ülkücülerin elinde `Türk-İslam Ülküsü` ideolojisine dönüştü. Bu ideoloji, `Turan ideali`, `Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi` ve `İlayı Kelimatullah Davası` kavramları sayesinde bir yönü ile `Türk dünyasını`, bir yönü ile `İslam alemini`, bir yönü ile de `bütün insanlığı` esas alan bir içerik arzeder. Onun içindir ki `Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur, ruhsuz beden ceset olur`, `Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslümanız`, `Rehber Kur`an, Hedef Turan` diye yola çıkan ülkücüler, birbirlerine gönderdikleri tebriklerde bile `...Türk dünyasına, İslam alemine ve bütün insanlığa...` ibaresini kullanırlar. `Dışarıdan`beslenen ve `etnik`rahatsızlıklarını `din`ile perdeleleyen sözde İslamcılar, `Bize İslam yeter, Türkçülük ırkçılıktır` diyorlar. Kökleri `dışarıda` olan sözde Türkçüler ise, `Türklük` ile `İslamiyeti` birbirlerinin `karşı iki tezi` imiş gibi kabul edip, `senteze` saldırıyorlar. * * * Küresel emperyalizmin ideolojik tasarımcılarından biri olan Dinesh D`Souza, Irak işgali öncesinde şöyle diyordu: - `İslam köktencilerini dönüştürüp liberalleştirmeliyiz. ABD`nin dış politikası, Irak ve Ortadoğu`daki totaliter rejimleri yıkıp, Batı`nın kapitalizm, demokrasi ve bilim düşüncelerini oraya taşımaktır.` CIA`nın Türkiye Masası Başkanlığı`nı yapan Graham Fuller ise `Yeni Türkiye Cumhuriyeti` isimli kitabında, aynen şu ifadeyi kullanıyor: - `Kuluçka halinde ve sahipsiz olan Pantürkizm, gelecekte bölgesel bir güç haline gelmenin yollarını arayan Türkiye`nin elindeki en önemli silahlardan biri olabilir.` Graham Fuller ve Türkiye`nin geleceği üzerine `yeni haritalar` çizen meslektaşları, aslında küresel efendilerine `Dikkat edin ve tedbirini alın` uyarısında bulunuyorlar. `Türklükten` koparılan İslamiyeti `tebliğ`, `cihad`, `fetih` ` şehadet`, `gazilik` kavramlarından arındırarak, kendi hedefleri ile uyumlu bir `Ilımlı İslam` modeli oluşturan küresel emperyalizm, şimdi de `İslamiyetten` koparılan Türklük üzerine yeni bir milliyetçilik inşa ediyor. `Türklük gurur ve şuurundan` uzak, `İslam ahlak ve faziletinden` habersiz, `Turan` ve `Türk Cihan Hakimiyeti` mefkuresinden vazgeçmiş, `yeni dünya düzeni` ile uyumlu bir milliyetçilik. Yani `ılımlı` milliyetçilik. * * * `Ilımlı İslam` dayatmasından sonra `ılımlı milliyetçilik` de, taşeronlar aracılığı ile iyice mesafe kaydetmeye başladı. Ama, herhangi bir `fikir temeline` dayanmayan, `ani refleksler` ile hareket eden `içi boş` tenekeler, `içki sofralarında` kafaları tütsüleyip, Türk milletine hakaret ederek, İslam dinine küfür yağdırarak `vatanseverlik` yaptıklarını zannediyorlar. Bir kısmı, zaten üstlendikleri görev icabı `ılımlı milliyetçiliğe` hizmet ediyorlar. Bir kısmı ise,Türklüğü `Türkiye` sınırlarına hapsederken, İslamiyeti `öcü gibi` gibi algılarken, `gerçek milliyetçiliği` sulandırmak için birer `araç` olarak kullanıldıklarının farkında bile değiller. Sözde `küresel` emperyalizme karşılar, ama `Türk dünyası` ile `İslam alemi` ve `bütün insanlık`i le ilgili bir tek düşünceleri yok. Peki Türk milliyetçileri/ülkücüler ne yapıyorlar? Tabiatın`boşluk` kaldırmadığını bilmiyorlar mı? Kendilerini `devşirerek` küresel emperyalizmin `gönüllü kurşun askeri` haline getirmek, mensubu oldukları milletin evlatlarını `tüketim solucanlarına` dönüştürmek isteyen taşeronların `gerçek niyetlerinin` ne olduğunun farkındalar mı? `Nasıl olsa başında milliyetçi ibaresi olan bir parti var` deyip, `ihale fotoğraflara` aldanıp yan gelip yatmaya devam mı edecekler? Yoksa ideolojilerine sıkı sıkıya sarılıp yeniden ayağa mı kalkacaklar? http://www.yenicaggazetesi.com.tr/a_haberdetay.php?hityaz=7914 |


Türklük ve