| İSLAM TARİHİNDE MEDİNE DEVRİ |
|
Sayfa 1 > 12
"Dogrusu inanip hicret edenler Allah Yolunda mallariyla, canlariyla cihâd edenler ve muhâcirleri barindirip onlara yardim edenler, iste bunlar birbirlerinin dostudurlar." (el-Enfâl Sûresi, 72) 1-MEDINE'DE GENEL DURUM Medine, Mekke'nin kuzeyinde, üç tarafi daglarla çevrili, güneyi ise ovalik bir sehirdir. Havasi güzel, topragi zirâate elverisli, hurmaliklari boldur. Rasûlullah (s.a.s.)'in hicreti esnâsinda, Medine'de Evs ve Hazrec adli iki Arap kâbilesi ile, Kaynuka, Nadîr ve Kurayzaogullari adli üç Yahûdi kabîlesi vardi. Arap kabileleri buraya "Seylü'l-arim" denilen sel felâketinden sonra Yemen'den; Yahûdîler ise, Romalilarin Kudüs'ü isgal ve tahriplerinden sonra Kudüs'ten gelip yerlesmislerdi. Baslangiçta, bir müddet Araplarla Yahûdîler iyi geçinmislerse de, Yahûdîlerin çikarci davranislari yüzünden zamanla aralari açilmis, Arablar Yahûdîleri yenerek Medine'de hâkim duruma gelmislerdi. Fakat çok geçmeden Yahûdîlerin entrikalari ile birbirlerine düstüler ve iki kardes kabîle uzun yillar birbirleriyle savastilar. Bu savaslarin en sonuncusu Buâs Harbi'dir. Hicretten yaklasik 5 yil önce sona eren ve bazi fâsilalarla tam 120 yil süren bu savasta her iki taraf da büyük kayip vererek zayif düsmüslerdir. Bu yüzden, Hicret esnâsinda Yahûdîler, özellikle iktisâdî yönden Medine'de hâkim durumda bulunuyorlardi. Evs ve Hazrec kabîleleri, aralarindaki bu düsmanligin ancak Rasûlullah (s.a.s.)'in hakemligi, Islâm'in getirdigi adâlet, sevgi ve kaynasma ile ortadan kalkabilecegini anlayarak Müslümanliga simsiki baglandilar. Gerçekten Hz. Peygamber (s.a.s.)'in Medîne'ye gelmesiyle, bu iki kardes kabile arasinda asirlarca sürmüs olan kin ve düsmanliktan eser kalmamistir.(144)   |


