| HARUT VE MARUT KISSASI |
Sayfa 1 > 3
Allah (c.c.), Hz. Muhammed (s.a.v.)e açık açık âyetler, parlak mucizeler, peygamberliÄŸini destekleyici, davasının hak oluÅŸunu isbat edici deliller indirdiÄŸini söylüyor. Bunlar öylesine ikna ediÂci ve güçlü belgelerdir ki bunları fâsıklardan (din çizgisinden çıkmış kimselerden) baÅŸkası inkar edemez. O fâsık kimseler hem bu âyetleri, bu belgeleri inkar ederÂler, hem de bir ÅŸeye söz verseler sözlerinden (ahdlerinde) durÂmazlar, bir anlaÅŸma yaptıkları zaman anlaÅŸma ÅŸartlarına uymazlar. Allah (c.c.), fâsık dediÄŸi gibi bu kimselerin Hz. PeygambeÂrin davetinden yüz çevirmelerinin sebebini anlattıktan sonra daÂha önceden kendilerine kitap verilenlerin önemli bir hatalannı hatırlatıyor: "Ne zaman onlara Allah katından yanlarındakini (ilâhî kiÂtapları) doÄŸrulayan bir peygamber gelse, kendilerine kitap veriÂlenlerden (Ehl-i kitaptan) bir kısmı, sanki kendileri hiç bilmiÂyormuÅŸ gibi Allah'ın kitabının arkalarına attılar (aldırmadılar). Ve onlar, Süleyman'ın mülkü (peygamberliÄŸi) aleyhinde olan ÅŸeytanların uydurduklarına uydular. Süleyman ise küfretÂmedi; ancak o ÅŸeytanlar küfretti. Onlar insanlara sihir ve Babil'deki iki meleÄŸe, Hârût'a ve Mârût'a indirileni öğretiyorlardı. Oysa o ikisi: 'Biz yalnızca bir fitne (denemeden geçiren kimse)yiz, sakın küfretme' demedikçe hiç kimseye (bir ÅŸey) öğretmezlerdi. Fakat onlardan erkekle karısının arasını açacak ÅŸeyler öğreniyorlardı. Oysa Allah'ın izni olmadıkça onunla kimseye zaÂrar veremezlerdi. Onlar ise, kendilerine zarar verecek ve fayda saÄŸlamayacak ÅŸeyi öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın Ahiretten hiç bir payı olmadığını bildiler; kendi nefisleriÂni karşılığında sattıkları ÅŸey ne kadar kötü, bir bilselerdi. DoÄŸrusu eÄŸer onlar, iman edip sakmsalardı, sevap(ları) Allah katında daha hayırlı olurdu; bir bilselerdi."  2- Bu Âyetlerin Nüzul Sebebi: Bu âyetlerin nüzul sebebi olarak iki olay rivayet edilmekÂtedir: Birincisi: Hz. Süleyman'ın ismi Kur'an'da geçince, Medine yahudileri; Muhammed, Davud oÄŸlu Süleyman'ı peygamber zannediyor. (Onu peygamberler arasına sayarak hak ile batılı birbirine karıştırıyor.) Allah'a yemin olsun o bir sihirbazdan baÅŸka bir ÅŸey deÄŸilÂdi' dediler. Bunun üzerine bu âyet indi.68 (Ebu! Âliye'den) İkincisi: Yahudiler, Peygamberimiz ne sorarlarsa cevabını alırlardı. Bir gün sihirden sormak ve bu konuda onunla tartışÂmak istediler. Bu arada bu âyet nazil oldu. (Ibni Ishak'tan)[1][336]  3- Hz. Süleyman Hakkında Söylenenler: Tefsirciler, burada kendilerine kitap verilenlerden bir kısÂmı denilen kimselerin yahudiler olduÄŸunu söylemektedirler. DaÂha önce geçen âyetler onların yanlış tutumlarını, zayıf karakterÂlerini, Allah'ın âyetlerine karşı tavırlarını, Allah'ın meleklerine karşı düşmanlıklarını anlatmaktadırlar. Onlar, ellerindeki Tevrat'ı onaylayıcı olarak gelmiÅŸ olan Allah'ın âyetlerini arkalarına atmaklaa kalmamışlar, Hz. SüleyÂman'ın mülkü ve hükümranlığı hakkındaki uydurmaların peÅŸiÂne takılmışlardı. Åžeytanların insanlar arasına yaymaya çalıştıkları dedikoÂduların özü ÅŸuydu: Süleyman bir büyücü idi. O, doÄŸal güçlen, hayvanları, inÂsanları ve rüzgârı kullandığı sihir gücüyle emrinin altına almışÂtı. Bunu niçin yapıyorlardı? Bununla; Hz. Süleyman'ın kralÂlığının büyüklüğü ile övünmek, onun bir peygamber deÄŸil kral olduÄŸunu isbatlamak, ya da Hz. Süleyman'a cinlerin büyü için boyun eÄŸdirildiÄŸini düşündükleri için. Yine onlar, Babil'de Hârût ve Mârut adlı iki melek hakkınÂda çıkartılan söylentilere de inanıyorlardı. Hatta bir kısmı, bu iki meleÄŸe indirilen bilgilen öğrenip onları sihir yapmakta, karı-kocanın arasını açacak, insanlara zarar verecek iÅŸlerde kullanıyorÂlardı. Kur'an, onların bu hatalarına iÅŸaret ettikten sonra, bunun Ahirette onlara bir fayda saÄŸlamayacağını, eÄŸer bilselerdi böyle yapacaklarına iman edip Allah'ın katındaki sevaba kavuÅŸmaya çalışırlardı diyor. Kur'an, öncelikli olarak Hz. Süleyman'ın sihirbaz olmadıÂğını vurglu cümlelerle söylüyor. Sihir, küfür (inkâr) iÅŸlerindenÂdir. Bu anlamda Süleyman (a.s.) küfretmedi, yani asla büyüye baÅŸvurmadı. O, böylesine yanlışlardan, böylesine sapıklıklardan uzaktır. Fakat, asıl o ÅŸeytanlar küfre saptılar, Hz. Süleyman'a iftira edenler inkarcı oldular. Çünkü onlar insanlara, onları saptırmak ve ÅŸaşırtmak için büyü öğretiyorlardı. Acaba burada sözü edilen ÅŸeytanlar kimlerdir? Bunlar, bu gibi hikâyeleri ve efsaneleri uyduran insan ÅŸeytanları veya vesveÂse veren cin ÅŸeytanları olabilir mi? Nitekim Kur'an'ın ifadesine göre, insan ve cin ÅŸeytanları birbirlerini aldalmak için yaldız sözÂler ilham ederler. Burada her ikisine de iÅŸaret edilmektedir.(Allahu a'lem) İsrailoÄŸulları esaret yıllarında, fakirlikleri, yurtsuzlukları ve tutsak oluÅŸları sebebiyle kötü durumlara düştüler. Bir takım iyi niteliklerini kaybettiler. Bunun üzerine onlardan bir kısmı büyü, tılsım, efsun gibi ÅŸeylerle ilgilenmeye baÅŸladılar. Bunlarla geleceklerini kurtarabileceklerini düşünüyorlardı. Daha sonralaÂrı bu iÅŸe o kadar önem verdiler ki büyücülük ilmini Hz. SüleyÂman'a dayandırmaya kalktılar. Onun, muhteÅŸem hükümdarlığını büyü ile elde ettiÄŸini yaymaya baÅŸladılar.. Sonunda büyüye fazla deÄŸer verdiklerinden ve bu yüzden yanlışa düştüklerinden dolayı Allah'ın kitabından yüz çevirdiler, onu arkalarına attılar, yani ona deÄŸer vermediler. [2][340] Bu konuda ReÅŸid Rıza şöyle diyor: "Bunlar, israiloÄŸulları arasında fâcirlerin (günahkârların) Allah'ın peygamberi için uydurdukları evhamlardır. Hatta onlar, sihirle ilgili anlattıkları hikayelere inanmaları için bazı müslümanlara da vesvese vermektedirler. Bugün müslüman (geçinen) bu gibilerin onların bir kısmını okuduÄŸunu görüyorsun. Bir taÂkım tılsımlı yazılar yazıyorlar, sonra bu Süleyman'ın mührü ve ahdidir diyorlar. Sonra da onu taşıyanı cin düşmanlarından koruyacağını zannediyorlar. Yine yahudiler sanıyorlar ki, Hz. Süleyman'a büyü yapılÂdı ve bu büyü tahtının altına yerleÅŸtirildi. Onun mülkünün de bir sihirli yüzükte saklı olduÄŸunu, bu yüzüğün baÅŸkasının eline geçtiÄŸini kabul ederek, tarihi (bilgiyi) uydurma ÅŸeylerle karıştırÂdılar. Onlardan gelen rivayete göre Hz. Süleyman, onların sihir kitaplarını topladı ve tahtının altına gömdürdü. Sonra bazıları onları oradan çıkarıp insanlara anlattılar. DiÄŸer bir rivayet göre, Hz. Süleyman tahtının altına baÅŸka kitaplar gömmüştü. Onlar oradan çıkarılınca ÅŸeytanlar onların sihir kitabı olduÄŸunu insanÂlar arasına yaydılar. Şüphe yok ki Allah (c.c.) peygamber kıssalarını anlatıyor ki, bizler kimilerinin peygamberler aleyhine yaptıkları böylesine iftiralara itibar etmeyelim.  |


