| HARİCİLERİN AYRILIŞI |
|
 Bu makalenin amacı, Hâricîlerin Hz. Ali‟den ayrılış sürecini, temel kaynaklara dayanarak irdelemektir. Araştırmada, Sıfîn Savaşı‟nın durdurulması, hakem tayini ve tahkîmnâmenin yazılmasında Hâricîlerin oynadıkları rol ve sergiledik-leri tutum incelenmekte; Harûrâ‟da toplanmaları ve Hz. Ali‟den kesin olarak ayrılıp liderlerini seçerek şehri terk etmeleri ele alınmaktadır. İncelemede, Hâricîlerin tahkîmnâmenin yazılması aşamasında unvan tartışmasıyla birlikte tahkîme karşı çıktıkları, tahkîm kararından vazgeçmediği için halifeyi terk ettik-leri ve gelişmelerin de onları haklı çıkardığı sonucuna ulaşılmaktadır.  Giriş Hâricîlerin bir grup olarak Sıffin Savaşı‟ndan sonra ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Bununla birlikte onların, söz konusu savaşın durdurulmasında, hakemlerin tayini ve tahkîmnâmenin yazılması aşamalarında belirleyici olup olmadıkları ve Hz. Ali‟den ayrılışları halen tartışılmaktadır.1 Bu makalede, Sıfîn Savaşı‟nın durdurulması, hakem tayini ve tahkîmnâmenin yazılmasında Hâricîlerin oynadıkları rol ile Harûrâ‟da toplanmaları ve Hz. Ali‟den kesin olarak ayrılışları incelenerek, tartışılan bu konunun aydınlatılmasına katkıda bulunmaya çalışılacaktır. Bu çalışmada Hâricîlik düşüncesinin doğuşu üzerinde durulmayacak,2 sadece Hâricîlerin Hz. Ali‟den fiili ayrılış süreci ele alınacaktır. Esas konuya geçmeden önce, Sıffin Savaşı‟na kadar yaşa-nan siyasi gelişmeleri kısaca özetlemek faydalı olacaktır. Bilindiği gibi İslâm toplumunda ilk anlaşmazlıklar, devlet başkanlığı ko-nusunda ortaya çıktı. Köklü bir devlet geleneğine sahip olmayan ilk Müslümanlar, Hz. Peygamber‟in vefatından sonra devletin ba-şına geçecek yöneticinin kim olacağı, nasıl belirleneceği, görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğinde sorunun nasıl çözüleceği ile ilgili Kur‟an ve sahih hadîste açık ifadeler bulunmadığından bazı problemlerle karşılaştılar. İlk halife Hz. Ebû Bekir ve halefi Hz. Ömer, karşılaştıkları siyasal sorunların çözümünde dönemin şartlarını dikkate alarak İslâm toplumunun birlik ve beraberliği pekiştirecek, devleti güçlendirecek politikalar izlediler. Hz. Ömer‟in belirlediği altı kişilik şûrâ içinden seçilen üçün-cü halife Hz. Osman ise, oluşan yeni şartların etkisiyle selefleri-nin politikalarında yaptığı bazı değişikliklerde toplumsal dengele-ri gözetemedi. Özellikle İslam‟a giriş ve hizmette önceliği olmayan yakın akrabalarını devletin önemli mevkilerine getirmesi, başta halife adayı olarak tanındıkları halde kendilerine yönetimde yer verilmeyen şura üyeleri ile ileri gelen bazı sahabilerin tepkilerine yol açtı. Bu arada siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel yapıda meydana gelen değişiklikler, gerek Medine ve gerekse diğer eya-letlerde yönetimden rahatsız olanların sayısını artırdı. Yönetim muhalifleri Kufe, Basra ve Mısır gibi eyaletlerde kendini göster-meye başladı ve bunların bir kısmı, ashabın halifeyi eleştirmele-rinden de cesaret alarak Medine‟ye gelip, halifeye taleplerini ilete rek kabul ettirdi. Ancak dönüş yolunda, halife adına yazılmış kendilerinin ağır bir şekilde cezalandırılmalarını emreden bir mektubu bulmaları üzerine ihanete uğradıklarını ve artık halifeye güvenilemeyeceğini ileri sürerek, Medine‟ye dönüp halifeyi muha-sara altına alarak istifaya zorladılar. Halifeyi görevini bırakması için haftalarca kuşatma altında tutup ölümle tehdit ettikleri hal-de istifaya yanaşmayınca katlettiler. Devamını okumak için ilgili linkte SAĞDA ARAMA BUTONUNDAN makale adını taratınız... HÂRİCÎLERİN HZ. ALİ’DEN AYRILIŞ SÜRECİ-Kenan AYAR |


