| Dua dekor olarak kullanılamaz! |
|
Sıkıntılar ve düÅŸmanlar arasında boÄŸuÅŸup durduÄŸumuz bir hayat yaÅŸamak kaderimizdir. Dertsizlik arayışı içinde deÄŸiliz.
Sıkıntılar ve düÅŸmanlar arasında boÄŸuÅŸup durduÄŸumuz bir hayat yaÅŸamak kaderimizdir. Dertsizlik arayışı içinde deÄŸiliz.
Rabbimizin bizi sınamayı murat ettiÄŸini elbette biliyoruz. Biz aciziz, O kadirdir. Biz hastayız, O ÅŸifa verendir. Biz faniyiz, O ebedidir. Biz yalvaracağız, O verecek. Biz aÄŸlayacağız, O güldürecek. Kim bizim duamıza cevap verebilir O`ndan baÅŸka? Kim burukluÄŸumuzu giderebilir? Kim bize bizden daha merhametli olabilir? Kimdir muhtaç olmayan, herkesin ona muhtaç olduÄŸu? Var mı O`ndan baÅŸka samed olan?
BaÅŸtan sona acziyet içindeyiz. Muhtacız. Elinden tutulmaya, yardım edilmeye muhtacız. İstemeye mahkûmuz. Verilmese aç kalırız, naçar düÅŸeriz. Umudumuz sönerse yıkılırız, gözümüzün feri, dilimizin neÅŸesi gider.
İstememiz ayıp değil, yalvarmamız kabahat değil.
İlk insandan son insana kadar en büyük hakikatlerden biridir bu: Biz isteyeceÄŸiz, Rabbimiz verecek.
O ne büyük bir mevlâdır ki, kendisinden istenince memnun olur. İsteyeni sever, istemeye yanaÅŸmayanı sevmez. O büyük mevlâdır, kapısı ne büyük kapıdır.
İstememizin, acziyetimizin, kapısında durmamızın adı olan dua bizim yegâne silahımızdır. Duamız bizi ayakta tutar. Duamız sayesinde listelerde adımız yazılı kalır. Bunun için dua, olduÄŸu gibi ibadettir. KulluÄŸun ta kendisidir. Duamızla namazımız, orucumuz, haccımız, kurbanımız bitiÅŸiktir. O kadar dua ile iç içeyiz ki, yatarken, kalkarken, yerken, içerken, tuvalete girerken muhakkak bir duamız vardır. Sığınacağımız kapımız belli olsun diye, umudumuz sönmesin için duamızın olmadığı bir yer bırakılmadı. Ne zaman daralsak, midemizde bir sancımız olsa, başımız ağırsa, diÅŸimiz sızlasa kapımızı bilir, oraya yöneliriz. Dua silahımız, gıdamız, ahengimizdir.
Dua büyük bir ibadettir. Kendi başına bir ibadettir, diÄŸer ibadetlerin başında, dibinde bir ibadettir. Dua ile dolar dua ile boÅŸalırız. Dilimiz döndükçe, gözümüz gördükçe, aÄŸlamayı, gülmeyi becerebildikçe dua ile oturur, dua ile kalkarız. Çünkü dua ibadetin özü, kulluÄŸun simgesidir.
Dua ibadet olduÄŸuna göre
Dua ibadet olduÄŸuna göre onu her hangi bir ibadet ciddiyetinden aÅŸağı tutmamız mümkün deÄŸildir. Duayı, yapmış olmak için yaptığımızda ona dua adını veremeyiz. Muhakkak gözyaşı akıtmak gerekmese de laubali olmak da uygun düÅŸmez. İsteyenle kendisinden istenen arasındaki azamet farkını idrak edemedikten sonra, tekrarlanan duanın ayet, hadis kaynaklı olması bile ne anlam ifade edecek?
Dua en kolay ibadetlerdendir. Karada, denizde, havada, saÄŸlıklı iken, hastalıkta, zenginden, fakirden, gece, gündüz yapılabilir. Gökler var oldukça, denizler tutuÅŸmadıkça dua silahtır.
O zikirdir, namazdır, istiÄŸfardır, haykırıştır. Adı ne olursa olsun dua en büyük silahımız, yegâne çaremizdir.
Dua elimizdeki en canlı kulluk belgemizdir. Onunla günahlarımızdan temizlenir, onunla makamımızı yükseltiriz. Onun en büyük ibadetlerden olduÄŸunu gösteren bir iÅŸaret olarak, Kur`an`ın dua olan Fatiha suresi ile baÅŸlaması yeterlidir.
Dua yaÅŸarken ve öldükten sonra bile bize yararı devam eden bir ibadettir.
Peygamberler, salihler hep dua ettiler. Dua ile yüceldiler.
Duana bak gerisine takılma
Dua, bizim kanuni bir hakkımız deÄŸildir. Dua, Rabbimizin bize lütfüdür. Dolayısıyla dua eden ÅŸu kadar gün içinde cevabını alacağını beklemek yerine, dua edip rahat etmeyi tercih etmelidir. Duanın ciddiye alınmasının kabulüne etkisi olduÄŸuna göre, duanın sonuçlarını görmeyi ÅŸart koÅŸmak gibi bir tutum, duada kabulü engelleyen nedenlerden olur.
Çizgiye dikkat
Dua bir ibadettir. İbadet olduÄŸu gibi ciddiyettir. İbadetten ticari kazanç beklemek ibadet ciddiyetiyle ters düÅŸer. Dua terbiyesini aÅŸan tutumlar günübirlik kazanç kaynağı üretebilir ama dua maksadını yakalayamaz. Mezarlıklarda, ölünün yararından çok ölü yakınlarının duygularını kamçılamak için yapılan dualar gülünç deÄŸildir de nedir? Bir peygamberin mezarı başında söylenebilecek kadar abartılı, yerli yersiz sözler, boÅŸ övgüler, süslü ifadeler, sanata dönüÅŸtürülmüÅŸ, ÅŸiirsel ifadeler kime anlatılmak istenir? Kimin rızası kazanılacak orada? Duymayan bir Allah`a mı bağırılıyor, meyyitin yakınlarına mı?
Kesinlikle dua o deÄŸildir. Duanın edebiyatının oluÅŸması asla samimiyetle baÄŸdaÅŸtırılamaz. Kalıp ifadeler, ne anlama geldiÄŸi bilinmeden kafiyeye uyduÄŸu için tekrarlanıp durulan ifadeler ticaridir, teÅŸhir içindir. Kendimizi aldattığımız ÅŸeylere meleklerin de inanacağını beklemenin bir anlamı olmaz. Bir damla samimi gözyaşı ile anlatılan dert, kiralık sistemlerle dillendirilen anlatımlardan çok daha samimidir, kabule çok daha yakındır.
Duanın bile müzik eÅŸliÄŸinde yapılır hale gelmesinden sonra hangi kıyamet alametini beklesek acaba?
Birbirimizi tatmin etmek için dua meclisleri kurmamız iyi bir akla hizmet deÄŸildir. En büyük fırsatlardan birini heder etmiÅŸ oluruz. Duanın dekor malzemesi olarak kullanılması abestir. Bu iÅŸ camide veya mezarlıkta yapılmış olmakla dinilik yönü güçlenmiÅŸ olmaz.
Duanın suiistimal edilmesi tam anlamıyla bir ibadetin suiistimal edilmesidir. Durum bu olunca bizim dualarımız daha çok duaya muhtaç demektir.
Her yer dua yeri, her zaman dua zamanıdır
Nefsin bunalan, şehvetlerinden sıkışan, kendini zapt etmekte zorlanan duaya sarılsın.
Eşinden daralan, umduğunu bulamayan duaya sarılsın.
Çocuklarından yorulan, umudu tükenmek üzere olan, sabrını yitirdi yitirecek hale gelen duaya sarılsın.
Komşularından, akrabalarından, dostlarından darbeler yiyen duaya sarılsın.
Ticareti azalan, iÅŸleri iyi gitmeyen, borçları ödenmeyen duaya sarılsın.
Hastalanan, çaresizlik içinde yataklarda kıvranan duaya sarılsın.
ÇocuÄŸu olmadığı için garip kalan duaya sarılsın.
Tarlası mahsul vermediÄŸi için yüzü gülmeyen duaya sarılsın.
Uyku uyuyamayan, ümmetinin dertlerinden kedere boÄŸulan duaya sarılsın.
Duaya sarılan, kendisine pek yakın bir Allah bulacaktır. Rahmeti ile kullarına muamele eden Allah`ın rahmetini, dertlerine çareler lütfettiÄŸini görecektir.
Önemli ipuçları
1-Dua ihlasla yapılır, boynu büküklerin duası şımarıkların duasından daha makbuldür.
2-Tevbe duayı güçlendirir.
3-Bir kere dua edip çekilmek yerine, sürekli dua etmek, aynı ÅŸeyleri tekrar tekrar istemek gerekir.
4-İnsan keyfi yerinde iken dua etmesini bilmelidir ki, dara düÅŸtüÄŸünde dua etmesinin bir anlamı olsun. Ama yine de her zaman dua bizim içindir.
5-Duada edebiyat, reklam yoktur. Dua en edepli olmamız gereken konumumuzdur. Ses güzelliÄŸine, kostüme, iltifata bakarak duaya puan vermekle sadece kendimizi aldatmış oluruz. Bize kalan bir ibadeti suiistimal etmenin vebali olur.
6-Duada eller kaldırılır, sünnettir.
7-Dua için daha uygun olan anlar ve mekânlar vardır. Onları kollamakta yarar vardır. Ama bu sadece daha üstün olma seviyesidir. Dua her zaman ve her yerde vardır. {mosgoogle} http://www.milligazete.com.tr |

