Çocuk Eğitimi
Müslüman çocuÄŸun eÄŸitiminde nelere dikkat edilmesi gereklidir.Yapılması ve yapılmaması gereken ÅŸeyler

   Ömer bin Abdülaziz`i, Selahaddin`i, Fatih`i bilmelidirler. MeÅŸhur sporcuların, aktörlerin yerine bizim büyüklerimiz hayallerini süslemelidir.

   Kiminle oynadığını ve nelerle oynadığını bildikten sonra çocuÄŸun oynaması en tabii haklarındandır. Hatta çocuÄŸun gözünde oyun, yemeÄŸinden daha deÄŸerli olabilmektedir. Sınırsız ve kontrolsüz oyun çocuÄŸu elden çıkarabilir. ÇocuÄŸun oynamasında sakınca gördüÄŸümüz oyunları yasaklarken, o oyunun yerini doldurmamız gerektiÄŸini unutmamalıyız. Resulullah(sav) oyun oynayan çocukların yanından geçer, onlara selam verip gönüllerini alırdı. Enes bin Malik(ra) diyor ki: `Ben çocuklarla oynarken Resulullah (sav) yanımıza geldi. Bize selam verdi. Sonra beni çağırdı ve bir iÅŸe gönderdi` (Müslim)

   Oyunda kumara alışma sürecini baÅŸlatan oyunlar velilerin gözünden kaçmamalıdır. Ayrıca bilgisayar gibi çocuÄŸu köleleÅŸtiren eÄŸlence araçlarını da bir program dâhilinde vermenin yollarını bulmak zorundayız.

Yasak koymanın da kuralları var

   Åžu unutulmamalıdır ki; Bütün arkadaÅŸlarında gördüÄŸü bir aleti çocuÄŸa yasaklamak, onun gizli isler yapmasına veya onun gözünde ebeveynin deÄŸer kaybetmesine neden olabilir. Yasak koymanın da bir kuralı olması gerekiyor. İmam Gazali diyor ki: `Çocuk dersten çıktıktan sonra, derslerin yorgunluÄŸunu atacağı güzel bir oyun oynamasına izin verilmelidir. Ama oynamaktan yorulacak hale gelmemelidir. Çocuk oyundan alıkonur ve sürekli ders çalışması istenirse, kalbi ölür, zekâsı körelir. Yasamaktan zevk almaz. Bir yolla dersten kurtulmaya çalışır`

   Ne söylediÄŸinizden daha çok ne yaptığınız önemlidir

   İmam Åžafii, Harun Resid`in çocuklarını okutmakla görevlendirilen Ebu Abdussamed`e söyle nasihat etmiÅŸti:

  `Çocuklardan önce sen kendini düzelt. Onların gözü senin gözüne kilitlenmiÅŸ durumdadır. Onlara göre güzel, senin güzel dediÄŸin, çirkin de senin çirkin dediÄŸindir`

  Ders kitaplarında ne yazdığı, babanın ne nasihat ettiÄŸi, gördüklerinden daha sonra gelir. Büyükler gibi çocuklar da gördüklerinin etkisinde kalmaktan kendilerini kurtaramazlar. Bunun için:

1-) Ebeveyn ve muallimler çocukların kendilerini izlediklerini bilecekler ve bu izleme sonuçlarının dersten ve sözden daha müessir olabileceÄŸini unutmayacaklardır. ÇocuÄŸun kötülüÄŸe bulaÅŸmamasını isteyen, kötülüÄŸü çocuÄŸun gözünden uzak tutmalıdır. İyiliÄŸi öÄŸütlemek isteyen de onu gösterecektir.

2-) Çocuk, ne kadar sakınılırsa sakınılsın muhakkak kötülükle ve kötülerle göz göze gelecektir. Ebeveyn ve muallim, iyiliÄŸi ileri çıkararak, kötülüÄŸün izine karsı iyiliÄŸin izini ortaya çıkarmalıdır.

3-) ÇocuÄŸun, ömür boyu unutamayacağı izler bırakacak iliÅŸkiler de çok önemlidir. Çocuk halinden anlayan, tatlı yüzlü âlimlerin ziyaret edilmesi, onlardan çocuÄŸun ilgi görmesi, yaşına uygun nasihatler dinlemesi, kitaplardan daha etkili bir eÄŸitim metodudur. Çocuk ebeveyninden duyduÄŸu sözlere güvenmelidir. Bu da ebeveyninin ona hiç yalan söylememiÅŸ olmasıyla mümkün olur. Mesela: `İnÅŸallah` sözünü, baÅŸtan savmak için söylememelidir.

Çocuk eÄŸitiminde dikkat edilmesi gerekenler

1-Kesinlikle dayaktan kaçının. Dayak, ötesi olmayan en son baÅŸvurulabilecek bir ceza türüdür.

2-Yanlış yapan çocuÄŸu uyarırken bile hatayı tenkit edin; çocuÄŸu deÄŸil. `Sen bir hiçsin` demek yerine `Bu çok seviyesiz bir iÅŸ` deyin.

3-Sürekli teÅŸvik edin. Büyük olmaya, büyük iÅŸe teÅŸvik edin. TeÅŸvike cevap versin veya vermesin teÅŸvike devam edin.

4-Oyunu basit görmeyin. Oyun sizin için oyun olabilir; ama onun için çok ciddidir. Oyunlarına sözlü veya fiili katılımınız olsun.

5-Eve hapsetme. Beraberce gezin.

6-Bazı işleri tek başına yapmasına izin verin. Bulaşık yıkamasına izin verin. Gerekiyorsa sen onları tekrar yıkayın.

7-Ara sıra ödüllendirin.

8-Ona kötü örnek olacak tavırlara ve sözlere dikkat edin.

   AÄŸaç bile bir günde büyümüyor!

   Mesela, aksırınca `elhamdülillah` deme sünnetini çocuÄŸumuza bir iki defa söyleyip, gerekiyorsa bin defa uygulatarak alıştırabiliriz. Çocuk öÄŸrendiÄŸi her ÅŸeyi uygulamaz. Uygulama süreci seneler alabilir. Sabretmek, bıkmamak zorundayız. Åžeytana verebileceÄŸimiz en büyük taviz; bıkkınlığımız ve umutsuzluÄŸumuzdur. Åžeytan bıkıp usanmadan, biz bıkıp usanamayız. Biz bulunduÄŸumuz olgunluk düzeyine kaç yılda geldik, hangi olayların veya sözlerin kaç defa tekrarı bizi etkiledi de mevcut yapımızı kazandık. Bunu düÅŸünsek kendimize iyilik etmiÅŸ oluruz.

Bu konuda iki önemli sorunla karşılaşıyoruz

Birincisi: Bilhassa görsel medyanın sunduÄŸu çocuklara yönelik programlarda, çocuk için cazip olacak yönler bizim verdiklerimizden kat kat fazladır. Çocuk, bizim verdiklerimizi kerhen izlerken, onlardakini can kulağı ile izleyebilmektedir. Bu sorunun nedeni sadece, `bizim` denebilecek malzememizin olmamasında yatmıyor. Öbürlerinin sınırı, hesabı yoktur. Onlarda caiz veya haram kavramı yoktur. Aklına geleni, hayal ettiÄŸini yazıp çizebilmektedir. Bizim ise bir peygamberin tasvirini yapmamız, bizim için yüksek deÄŸeri bulunan zevatı tasvir etmemiz pek de kolay olmamaktadır. Bu durumda ebeveyn olarak aradaki boÅŸluÄŸu özel gayretlerimizle doldurmak durumundayız. BaÅŸkalarının elindeki imkânlardan da tamamen kopmamız gerekmeyebilir. İtidali yakalayıp, secici olabilirsek isimiz kolaylaşır.

İkincisi: ÇocuÄŸumuza, bize ait malzemeleri satın almamız ve `bunlar senindir` dememiz sorun çözmüyor. Çocuk her emrimizi dinleyecek durumda deÄŸildir. Teknolojiye veya kalem deftere güvenimiz sonunda bizi üzebilir. Görev bizim görevimizdir. Sorumlu olan biziz. EÄŸer teknolojiden yararlanabiliyorsak ne hoÅŸ. Biraz yararlanabiliyorsak onun kıymetini biliriz. Ama kimse bilgisayara, kaliteli baskısı olan kitaplara, dergilere güvenmekle yetinmemeli.ÇocuÄŸu kandırmak, yalan söylemektir

  Abdullah bin Amir diyor ki: Bir gün annem beni çağırdı. Resulullah (sav) da evimizde oturuyordu. `Gel sana bir ÅŸey vereyim` dedi. Resulullah (sav) anneme dedi ki: `Ne verecektin ona?` O da: `Hurma verecektim` dedi. Bunun üzerine Resulullah (sav) buyurdular ki: `Ona bir ÅŸey vermeseydin, bu sana bir yalan olarak yazılacaktı` (Ebu Davud)

  Yine buyurdu ki: `ÇocuÄŸa`Gel al!` deyip de ona bir ÅŸey vermeyenin sözü yalandır` (Ahmed)

Çocukların bilmesi gerekenler

  Resulullah (sav)`ın gazveleri, ashabı kiramın hayatı, selefi salihinin yasanmış olayları ibret için oldukça önemli ve eÄŸitim deÄŸeri yüksek malzemelerdir. Kur`an`da anlatılan Peygamber aleyhisselam kıssaları muhakkak çocuklara aşı gibi verilmelidir. Evimizde Bedir, Uhud, Hendek, Huneyn sohbetleri defalarca yapılmalıdır. O kadar ki, çocuklarımız Bedir`i, evin yakınlarındaki bir vadi zanneder hale gelmelidir. Selefin büyüklerinden gelen rivayetlerde `çocuklara Kur`an`dan bir sure öÄŸrettikleri gibi, Resulullah (sav)`ın gazvelerini öÄŸrettiklerini` görüyoruz.

http://www.milligazete.com.tr

 

Yorum ekle

Bu bilgiler hoşunuza gittiyse , lütfen destek olmak için reklamlarımıza tıklayınız.
Lütfen Ahlaki kurallar çerçevesinde her türlü yorumlarınızı bekliyoruz.Küfür ve hakaret içerenler zaten yayınlanmamaktadır.
Türkçe dışında bir dil kullanmayınız.
Sitemizi Mozilla Firefoks ile görüntülemenizi tavsiye ederiz.Eski tarayıcılarda görüntülemede sorun yaşayabilirsiniz.


Güvenlik kodu
Yenile